1- Duruşmaya çıkmadan önce neler yapılmalı?

2- Duruşma günü neler yapmalı?

3- Duruşma salonu nasıldır? Duruşma salonunda nasıl hareket etmeli?

4- Savunma yapmadan önce nelere dikkat etmeli?

5- Savunmaya başlamadan önce bilinmesi gereken temel esaslar nelerdir?

6- Savunmada dikkat edilecek hususlar

7- Savunma sonrası nelere dikkat etmeli?

  • GİRİŞ

Öncelikle şu hususun bilinmesi gerekir ki; yaşadığımız süreçte tam bir OHAL hukuku uygulanmaktadır ve silahlı terör örgütü suçlaması yöneltilmesine rağmen somut  hiçbir delil gösterilmeden soruşturmalar yürütülmekte, gözaltılar yapılmakta ve tutuklama kararları verilmektedir.

Yürütülen soruşturmalarda ifade alma aşamasında sorulan sorulara bakıldığında, kimse için özel bir soru sorulmadığı aynı soruların herkese sorulduğu görülmektedir. Çocuklarını dershaneye gönderdin mi, Bankasya’ya para yatırdın mı, sohbetlere gittin mi, cemaat evi veya yurtlarında kaldın mı, dernek ya da sendika üyesi oldun mu, gazete ya da dergi abonesi oldun mu, Bylock kullandın mı… gibi soruların sorulması; hiçbir delil olmadan gözaltı işlemi uygulandığını göstermektedir.

Yani suç teşkil edecek somut bir eylem olmadığı için ve soruşturmayı yürütenler böyle bir bilgiye sahip olmadıkları için genel sorular sorulmakta, kişinin  verdiği bilgilerle aleyhe delil oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Bu ve benzeri sorular karşısında şunu çok iyi bilmek gerekir ki;  Bu sayılanların hiçbirisi kanunlarımızda suç olarak düzenlenmemiştir.

Buna rağmen, bu sorulara evet şeklinde cevap vermek mevcut hukuk anlayışında doğru değildir. Hukuk devletlerinde bu soruların sorulması dahi mümkün değil iken maalesef içinde bulunulan  ve suistimal edilmiş bir dönem nedeni ile insanlar özel hayatları ile ilgili sorulan sorularla muhatap olmakta ve bu sorulara verilen doğal yanıtlar bile suç ikrarı gibi iddianamelerde delil olarak sunulmaktadır. Böyle bir hukuksuzluğa dur diyebilecek bir kurum yada hukuk sisteminin kalmaması da gözetilerek bu tip sorulara asla suçlu psikolojisine girip ikrar modunda yada pişmanlık  ifadeleri ile cevap verilmemelidir.

Yaşanan süreçte maalesef insanlar hukuki destek alamamaktadır. Mağdurlara avukat tahsis etmemekle övünen baro başkalarının olduğu ülkede avukata erişim hakkı her açıdan engellenmektedir. Bu nedenle hayatı boyunca adliyelere yolu dahi düşmemiş mazlum ve masum insanlar özellikle duruşmalarda ne yapacağını, haklarının ne olduğunu, nelere dikkat edilmesi gerektiğini bilmemektedir. Bu konularda hem bu metinde hem de ileride yayınlayacağımız metinlerle elimizden geldiğince size bazı pratik bilgiler vermeye çalışacağız.

  • DURUŞMAYA ÇIKMADAN ÖNCE BAZI BİLGİLERİN BİLİNMESİNDE YARAR VARDIR.

Bu konuda ilk söylenmesi gereken; “yargılamayı gözünüzde büyütmeyin” tavsiyemiz olacaktır. Yargılama faaliyeti, ana hatları ceza usul yasası ile belirlenmiş, belirli kurallar çerçevesinde yürütülen bir faaliyettir. Kürsüde oturan hakimler de dahil görevlerini yasaların izin verdiği sınırlar içerisinde yerine getirmek zorundadırlar. Keyfi yada yasada olmayan bir yöntem kullanarak duruşma yönetilemez. Yasal haklarınızı bilerek bu şekildeki söz ve davranışlara asla rıza göstermeyin. Unutmayın ki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda sanıklara tanınan çok fazla hak vardır ve yayınlanacak bilgilendirme notlarındaki bu haklarınızı kullanmaktan asla ama asla çekinmeyin.

Duruşmadan önce iddianameyi mümkünse 1 kez okuyun, hakkınızda tanık beyanı yada, bilirkişi raporu varsa, mutlaka dosyadan temin edip onları da okuyun. Unutmayın duruşmaya hazırlıklı çıkmak sizin için bir avantajdır. Beklenmeyen sorulara muhatap olmamak için, dosyanızı okuyun.

Emniyette, jandarmada ve savcılıkta ifade vermiş iseniz, mutlaka bu ifadeleri teker teker okuyun. Bu ifadelere sizin söylemediğiniz şeyleri yazmış olabilirler, yada söylediğiniz şeyleri yazmamış olabilirler. Sizde okumadan imzaladığınız için zan altında kalabilirsiniz.

Sizin hakkınızda düzenlenen iddianameyi ve belgeleri iyice okuyup anladıktan sonra, mahkemede neler söyleyeceğiniz kafanızda şekillendirin.

Mümkünse, CEZA MUHAKEMESİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU temin edin. Ceza muhakemesi kanununda, duruşmada , öncesinde ve sonrasında, sizin, mahkemenin ve savcılığın yetki ve sınırları kanunen düzenlenmiştir. Basit bir dille yazıldığından rahatlıkla anlayabilirsiniz. Türk ceza kanununda ise, sizin hakkınızda düzenlenen suçlar ve miktarları gösterildiğinden, iddianamede sizin hakkınızdaki Türk Ceza Kanunu maddelerine bakınız.

Ceza Muhakemesi Kanununu, 149.maddeden itibaren okuyabilirsiniz.

Her şeyden önce bilinmelidir ki;

#Şüpheli ve sanık kimliği dışındaki bilgilerle ilgili olarak konuşmak ve doğruyu söylemek zorunda değildir.#

Bu çok önemli ancak bilinmeyen ve pek uygulanmayan bir haktır. Asla kendinizi her soruya cevap vermek zorunda hissetmeyin. Susma hakkı sanığın en temel hakkıdır. Cevap vermek istemediğiniz bir soruya “susma hakkımı kullanmak istiyorum” şeklinde cevap verebilirsiniz.

Diğer taraftan sanık yalan da söyleyebilir. Tabir itici olsa da bu yasa ile tanınmış bir haktır. Yani sanık savunma olarak istediğini söyleyebilir. Duruşmayı yöneten hakimin dahi “bunu söyleyemezsin” deme hakkı yoktur.

Sanık önceki ifadeleri ile bağlı da değildir. İstediği şekilde savunmasını değiştirebilir ancak avukatla emniyette verdiği ifadesinden ve savcılıkta verdiği ifadesinden niye vazgeçtiğini mantıklı gerekçelerle izah etmesi lehinedir ama bu dahi zorunlu değildir, hiçbir gerekçe ileri sürmeden de ifade değiştirebilir. Bunun hukuken hiçbir müeyyidesi yoktur. Yalan tanıklık suçtur ve tanıklar doğruyu söylemekle yükümlüdür ancak sanıkların böyle bir yükümlülüğü yoktur.

Mesela işkence, aldatma, tehdit altında ifade vermiş ise, uykusuz bırakılmış, aç yada susuz bırakılmış ise bu durumu söyleyerek “önceki ifadelerimi kabul etmiyorum, yeni baştan savunma yapacağım deme hakkı vardır. Hakim asla “ önceki ifadeni değiştiremezsin” diyemez, olsa olsa iki ifade arasındaki çelişkileri sorabilir ki sanığın bu durumda dahi “baskı altında alındığı için önceki ifadelerimi kabul etmiyorum, bu nedenle önceki ifademi okuyarak çelişkili gördüğünüz konularda  sorduğunuz sorulara cevap vermeyeceğim” deme hakkınız var.

Baskıdan kurtulmak ve ne olacaksa olsun anlayışıyla hareket edip yargılama aşamasında kendinizi sıkıntıya sokabilecek ifade vermekten kaçınılmalısınız.Yöneltilen suçlamalar yasal olarak suç olmadığı için şu şekilde düşünceye kapılmak mümkün gibi durmaktadır; Bankasya’ya para yatırdıysam ne olacak ki, sohbetlere gittiysem ne olacak ki, cemaat kurumlarına çocuğumu gönderdiysem ne olacak ki diye düşünülebilir. Bizim için masum görünen, aslında masum olan şeyler, maalesef mevcut hukuk anlayışında delil olarak değerlendirilmektedir. Vereceğiniz ifadeler başka bir suçun unsuru olarak karşınıza çıkabileceği de göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle bu süreçte ifade verirken,  ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’ yaklaşımı yerinde olacaktır.

Örneğin Bylock konusunu ele alalım. Bylock indirdiniz mi, kullandınız mı sorusuna vereceğiniz cevap sizin tutuklanıp tutuklanmayacağınız hususunu belirleyecektir. Öncelikle şunu ifade edelim ki, Bylock kullanmak suç değildir. İnternetten kolayca indirilebilmesi ve herkesin kullanımına açık olması nedeniyle dünyanın hiçbir yerinde suç olarak düzenlenmemiştir. Milyarlarca insanın kullandığı Whatsup kullanmak nasıl suç değilse, Bylock kullanmak da aynı şekilde suç değildir. Bir şeyin suç olabilmesi için suçta kullanılması, suç olan mesajlar gönderilmesi halinde ceza hukukunda aleyhe delil olarak değerlendirilmektedir. Bugüne kadar da konuşma içeriklerinde şunlar vardı şeklinde bir tespit ortaya konulmamıştır. Buna rağmen Bylock kullanmak suçmuş gibi algı oluşturarak, insanlar suçlu gösterilmek istenmektedir. (ayrıntılı bilgi için F 23. bölümüne bakınız. Daha sonra siteye konulacak kapsamlı bylock  faydalanılmalıdır. )

Zorda bırakacağını düşündüğünüz sorularla karşılaştığınızda çok zaman geçti hatırlamıyorum şeklinde  cevap verilebilir. Yani kendinizi bağlayacak, aleyhinizde delil olarak kullanılabilecekleri herhangi bir ifade verilmemesi kendiniz için isabetli olacaktır.

Duruşmanın belirli bir düzeni vardır. Ceza muhakemesi kanununda bu belirtilir. Salona girer girmez doğrudan sizin ifadenizin alınmasını beklemeyin. Sizin savunmanız için sıra geldiğinde konuşabilirsiniz.

Mahkeme aşamasında avukat tutmanız şart olmamakla birlikte, tutuklu olanlara devlet tarafından kendiliğinden bir avukat atanmak zorundadır. Ama eğer imkan varsa, fahiş bedeller ödememek kaydıyla avukat tutulmasında fayda vardır. Hangi konuda ne söyleyeceğinizi, duruşma öncesinde mutlaka tek tek konuşun. Size yöneltilen hangi suçlamaya ne şekilde cevap vereceğinizi mutlaka belirtin. Avukatı, denetlemekte yine sizin görevinizdedir. Kimi avukat itirafçı ol, suçlamaları kabul et ya da vb savunma tavsiyesinde bulunabilir. Lütfen bu konuların sizi daha da çıkmaza sokacağını, hem şimdi hem ilerisi adına sizi çıkmaza sokacağını unutmayın. Bu nedenle temsilci olarak seçtiğiniz avukatların ne söyleyeceğini denetleyin.

Avukatınız var ise , dosyanızdaki belgeleri avukat vasıtasıyla temin edin. Sakın şu hataya düşmeyin nasıl olsa avukat tuttuk, hiçbirşey yapmaya gerek yok. Bu çok yanlış bir kanaattir. Yukarıda belirtildiği gibi, tüm evrakları isteyip kolları sıvayıp, hakkınızdaki dosyayı anlamaya çalışın.

Kanun önünde, suç sayılan eylemleriniz tek tek iddianamede sayılmış olmalıdır. İddianamede  yazılı olmayan eylemlerle ilgili savunma vermenize gerek yoktur.

Örneğin: örgüt üyeliği iddiası ile ilgili olarak, sadece sendika sayılmışsa, Bankasya’ya para yatırma iddianamede düzenlenmemişse, Bankasya ile ilgili savunma yapmanıza gerek yoktur. Mahkeme başkanı bu hususu sorsa bile, bu suçlamanın iddianamede olmadığını belirterek cevap vermeyeceğinizi söyleyebilirsiniz. BU NEDENLE İDDİANAMEYİ SATIR SATIR OKUMAK ÖNEMLİDİR.

Dinletmeyi düşündüğünüz tanık varsa, bunu önceden dinlenmesi için mahkemeye dilekçe ile  bildirebilirsiniz. Dilekce ile bildirmemiş iseniz savunma yaparken “şu isimli kişiyi şu konuda tanık olarak dinletmek istiyorum” diyerek bu sözünüzü tutanağa yazdırabilirsiniz.

Eğer belgelere duruşma öncesi ulaşamamış iseniz; mahkemeye bu belgelere ulaşamadığınızı belirtip, tüm belgelerin kendinize verilmesini isteyip, savunma için ek süre isteyebilirsiniz.

Duruşma öncesinde, duruşmaya katılacak akrabalarınıza, tahriklere kapılmayın, çok sakin olun şeklinde tavsiyede bulunabilirsiniz.

Duruşma başlamadan, mahkeme heyeti başkanı, size “dosyadaki bilirkişi raporları, tanık beyanları okundu sanıktan soruldu” şeklinde soru sorar. İstisnaları olmakla birlikte genelde hakimler bu belgeleri özellikle doktor raporlarını okumadan okundu diyerek tutanağa yazarlar.

Bu nedenle YUKARIDADA BELİRTİLDĞİ GİBİ, DOSYADAKİ BELGELERE DURUŞMA ÖNCESİ ULAŞIRSANIZ MUHAKKAK TAMAMINI OKUYUN, ALEYHİNİZE OLAN BİR DURUM VARSA DURUŞMADA BUNU HAKİME SÖYLEYEREK TUTANAĞA YAZDIRIN.

ÖRNEĞİN: EMNİYETTE ŞIDDETE MARUZ KALDINIZ AMA DOKTOR  ”darp cebir izi yoktur” raporu düzenledi, bu raporu kabul etmediğinizi söyleyin, yada emniyetten bir rapor geldi ve aleyhinize bu raporu kabul etmediğinizi bildirin.

EĞER BU BELGELERDEN HABERDAR DEĞİLSENİZ ve HAKİM DE OKUMADAN OKUNDU DİYE TUTANAĞA YAZARSA ŞUNU SÖYLEYİN: dosya iceriğinden haberdar değilim, siz de şuan belgeleri ve rapoları okumadınız, bu nedenle birşey diyemiyorum, okumanızı yada bir suretini vermenizi talep ediyorum ancak o zaman beyanda bulunabilirim diyebilirsiniz.

BU KONU ÇOK ÖNEMLİ!!! Özellikle doktor raporlarını mutlaka okutun. Eğer emniyette yada jandarmada şiddet görmüş iseniz ve raporda “darp cebir yoktur” yazıyorsa, duruşma tutanağına sizden habersiz geçecek “okunan rapora bir diyeceğim yoktur” ifadesi ilerde sizin savunmanıza dayanak olacak işkence iddianızı çürütebilir. Hatta bu şiddeti yapanlardan bile hesap soramayabilirsiniz.

  • DURUŞMA GÜNÜ YAPILABİLECEĞİNİZ ŞEYLER

Tutukluysanız duruşma günü ailenizin, çocuklarınızın duruşmaya gelmesini isteyebilirsiniz. Duruşma öncesi, yada duruşma arasında ailenizle görüşme imkanını sağlamak için avukatınız aracılığıyla yada doğrudan talepte bulunabilirsiniz. Eğer izin verilirse, duruşma arasında, öğle yemeği için dışarıdan yemek söyletebilirsiniz.

Mümkünse duruşmaya takım elbiseli ve traşlı gidin. Eğer takım elbise temin etme imkanınız yoksa çokta önemli değil. Temiz kıyafet ve traşlı gitmeniz de yeterlidir. Buradaki amaç, halk arasında söylenen ve basında sıkça yazılan “takım elbiseye iyi hal indirimi” değildir. Bu zaten tam anlamıyla gerçekte değildir. TCK’nın 62. Maddesindeki iyi hal indirimi şartları madde metninde zaten belirtilmiştir.

Giyimdeki özen, temizlik, duruş ve sözlerinizdeki nezaket kutsal olan yargılama faaliyetinedir. Bu yargılama faaliyetini yapan hakimler de adaletli oldukları ölçüde bu saygıyı ve nezaketi hak ederler. Buradaki adalet, hep sizin lehinize karar vermesi yada tutum içinde olması değil yasalara bağlı, söz ve davranışları ile de adaletli ve tarafsız olmasıdır.

Duruşmada asla kimseye hakaret içerikli söz kullanmayın. Mahkeme heyetine karşı saygısız söz ve davranışlardan kaçının. Söz dalaşına girmeyin. Kabul etmediğiniz iddia ve cümleleri reddettiğinizi belirtmeniz, sizi aşağılayıcı söz ve eylemlerin de tutanağa yazılmasını talep edin yeterli.

Eğer duruşma yöneten hakim taraflara eşit mesafeli, usul kurallarına titiz ve insaflı ise, söz vermeden asla konuşmayın. Tanık beyanlarına itirazınız varsa, söz isteyin ve söyleyeceğinizi o vakit söyleyin.

Ancak asla unutmayın; saygılı olmak yapılan her şeye rıza göstermek, haksızlığa susmak değildir. Hakkınızı arayacağınız en önemli yer duruşma salonlarıdır. Usule aykırı davranılırsa, söz hakkı verilirse sizinle alaycı konuşulursa, hakim açıkça tarafsız olmadığını bellj etmişse yada buna benzer olumsuz durumlarda hiç çekinmeden söz alıp müdahalenizi yapın, söylenen bir sözün yada yapılan bir davranışın tutanağa  yazılmasını ısrarla isteyin. “Bu benim hakkım” demekten korkmayın.

“Hakime kötü görünmeyeyim, tahliye etmez yada beni tutuklar” gibi bir düşünce içine girip asla hukuksuzluklara rıza göstermeyin. Yasa size itiraz hakkı tanımaktadır, bu hakkınızı kullanıp itiraz ettiğiniz konuyu tutanağa yazdırın.

  • HAKINDA DAVA AÇILANLARI DURUŞMADA  NE BEKLİYOR ?

Hemen belirtmeliyiz ki, ilk olarak, mahkeme sizi bizzat dinlemek, savunmanızı almak, emniyet ve savcılıkta verdiğiniz ifade ile, mahkeme aşamasında vereceğiniz ifade arasında çelişki olup olmadığına bakmak üzere, size duruşma tarihi ile, iddianamenin yer aldığı bir tebligat gönderir. Tutuklu iseniz, bulunduğunuz cezaevinden duruşmaya gelmeniz için yazı yazar. Bunun yanında toplanması gerekli olan başka deliller varsa, tensip zaptı denilen ilk mahkeme zaptı ile bu delilleri toplar. Sizinle birlikte başka sanıklar varsa onlara da aynı şekilde duruşma gününü bildirir.

Tutuklu iseniz, duruşma günü, kelepçesiz şekilde duruşma salonuna alınırsınız. Karşınızda, 1 Ağır Ceza Mahkemesi başkanı, iki üye ve 1 savcı kürsüde oturur. Duruşmayı mahkeme başkanı idare eder. Sözü o verir, o yönetir.

Herkes yerini aldıktan sonra, ilk olarak sizin kimlik bilgilerinizi tek tek alır. Daha sonra iddianame okunur. Sanık savunmalarını almak için tek tek sanık savunmalarına geçilir. Her sanığa hakkındaki dayanak yapılan suçlamalar tek tek anlatılmalıdır. Anlamadığınız yerleri sorabilirsiniz, asla çekinmeyin.

Savunmanızı verirken mümkünse ayakta verin, çok uzun süre ayakta kalmışsanız, oturmak için mahkeme başkanından izin isteyin. Eğer duruşma öncesi, size yemek verilmemişse, rahatsızlığınız varsa su verilmemişse, uyutulmamışsanız hiç çekinmeden bunu belirtin ve bu hususun mahkeme zaptına geçmesini sağlayın.

Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız, hiç çekinmeden mahkeme başkanından, kendinize sistematik işkence edildiğini, aç susuz ve uykusuz bırakıldığınızı belirtip, savunma yapabilecek durumda olmadığınızı söyleyebilirsiniz. Ör:yemek yemeden savunma yapacak durumda değilim. Su içmeden savunma yapacak durumda değilim, şekerim yükseldi ara verelim gibi.

Savunma sırası size geldiğinde, size emniyetteki ve savcılıktaki ifadenizi kabul edip etmediğiniz sorulur. LÜTFEN BU NEDENLE EMNİYET VE SAVCILIK İFADELERİNİZİ TEK TEK İYİ OKUYUN. O İFADELERİNİZİ KABUL ETMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ. İFADENİZ İŞKENCE İLE, TEHDİT İLE ALINMIŞSA, ALDATICI VAATLERDE BULUNULMUŞSA, YAKINLARINIZI TUTUKLAMA İLE TEHDİT ETMİŞLERSE, AÇ YADA SUSUZ, UYKUSUZ BIRAKILARAK İFADENİZ ALINMIŞSA, SÖYLEDİĞİNİZ ŞEYLER YAZILMAMIŞSA, YADA SÖYLEMEDİĞİNİZ HALDE SANKİ SUÇLAMALARI KABUL ETMİŞSİNİZ GİBİ YAZILMIŞSA, bu durumda, emniyetteki ya da savcılıktaki ifadelerimi kabul etmiyorum, orada söylemediğim şeyler zapta yazılmış, bu nedenle mahkemede sil baştan yeni savunmamı yapacağım diyebilirsiniz.

  • SAVUNMA YAPMADAN ÖNCE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR.

1-DURUŞMADA SALONDA BULUNAN SEGBİS SİSTEMİNİN ÇALIŞTIRILARAK KAYIT ALTINA ALINMASI TALEBİNDE BULUNULMALIDIR. Yani duruşmanın sesli ve görüntülü kaydını talep edin.

Segbis sitemi aynı zamanda başka ilde bulunan bir tutuklunun duruşmaya hiç getirilmeden sesli ve görüntülü savunmasının alınmasında kullanılır ki bunu asla kabul etmeyin. Duruşmada hakimle yüzyüzelik ilkesi gereği mutlaka duruşmaya bizzat katılma talebinde bulunun, segbis aracılığı ile şeklen savunmanızın alınmasını kabul etmeyin.

Savunmaya geçmeden önce, Mahkeme heyetinden SEGBİS sistem calışırken kayıt edilerek ifade vermek istediğinizi belirtin.

SEGBİS NEDİR?  İlgili yönetmelikte “ (c) SEGBİS: UYAP Bilişim Sisteminde ses ve görüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği ve saklandığı Ses ve Görüntü Bilişim Sistemini, ç) SEGBİS yazılımı: UYAP Bilişim Sisteminde SEGBİS’in gerçekleştirilmesi için geliştirilen yazılımı,ifade eder” denmiştir.

Aynı yönetmeliğin 9/1. Maddesinde Yazılı tutanağa dönüştürme.

Madde 7 (1) SEGBİS ile elde edilen kayıtlar, ilgili mevzuatta öngörülen usule göre UYAP Bilişim Sisteminde yazılı tutanağa dönüştürülüp, elektronik imza ile imzalanır. Yazılı tutanağa dönüştürme işlemleri için yazılım veya donanım araçları kullanılabilir.

(2) Bu kayıtların tutanağa dönüştürülmesi işlemi; soruşturma aşamasında soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı veya hâkim tarafından, kovuşturma aşamasında ise esas mahkemesince yapılır.

Kayıtların taraflara verilmesi ve izlenmesi:

Madde 8 – (1) Ses ve görüntü kayıtları taraflara verilmez ancak yazılı tutanağa dönüştürülen kayıtlar kanunlarda öngörülen şartlara uygun olarak verilebilir.

(2) Talep veya itiraz halinde ses ve görüntü kayıtları, kanunlarda öngörülen şartlara uygun olarak soruşturma ve kovuşturma makamı gözetiminde ilgilisine izletilebilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılacağı Durumlar: Soruşturma veya kovuşturma işlemlerinin kayda alınması

Madde 9 – (1) Görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması olanağının varlığı hâlinde, kanunlardaki usul ve esaslar dairesinde, soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan her türlü işlem SEGBİS ile kayda alınır.” Denilmektedir.

SEGBİS sistemi duruşmanın kamera ile kayda alınması demektir. Özellikle yeni adliyede bu sistem bulunmaktadır. Bu sistemin avantajı şudur; heyetin hukuksuz, keyfi uygulamalarının önüne  geçmek ve tüm söylenen kayıt altına alınarak ileride de delil olarak kullanımını sağlamaktır.

Segbis kurulu değilse, ya da kurulu olduğu halde mahkeme başkanı çalıştırılması talebini kabul etmemişse, sizin segbis sistemini talep ettiğiniz halde, bunun yerine getirilmediğini mahkeme zabtına yazmasını isteyin ve yazılması yönünde ısrarcı olun. İLERİDE, İSTEM VE SÖYLEMLERİNİZE RAĞMEN, ZABITTA YER ALMAYAN HUSUSLAR OLURSA, SEGBİS TALEP ETTİĞİNİZ HALDE KURULMADIĞINI İLERİ SÜREREK KENDİ İDDİALARINIZI GÜÇLENDİRİRSİNİZ

Bazı yerlerde segbis ile duruşma yapılacağı söylendiği halde, segbisin çalıştırılmadığı, savunmadan çok sonra çalıştırıldığı sonradan anlaşılmıştır. SEGBİS ile ifade alınmaya başlandığını lütfen heyetten teyit alın. Yukarıda saydığım hususları avukatınızda yapabilir mahsuru yoktur

  1. SEGBİSTEN SONRA SAVUNMAYA BAŞLAMADAN, SORUŞTURMA AŞAMASINDA MARUZ KALDIĞINIZ İŞKENCE (DAYAK, BASKI, SÖZLÜ FİİLİ TACİZ), TECRİT, KÖTÜ MUAMELE, GİBİ HER TÜRLÜ EYLEMLERE MARUZ KALDIĞINIZI, BU NEDENLE SORUŞTURMA AŞAMASINDA YAPILAN İŞLEMLERİN HUKUKİ DEĞERİNİN OLMADIĞINI BELİRTEREK, BU MUAMELELERİN TEKER TEKER ZABTA GEÇMESİNİ SAĞLAMALISINIZ.

Soruşturma aşamasında özellikle 15 temmuzdan sonra, baskı, dayak, sözlü ve fiili taciz, hakaret, psikolojik işkence, günlerce aç susuz kaldıktan sonra ifade verme herkesin malumu. Bu şartlar altında verilen ifadelerin, kendi aleyhinize bile olsa, yer yer bir delil vasfının bulunmadığı unutulmamalıdır.

Bunun yanında, savcılık ve emniyet aşamasında maruz kalınan bu kötü muamelelerin tespiti çoğu zaman mahkeme aşamasında ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle, savunmalarınıza, sizin aleyhinize delil toplamadan ziyade, delil oluşturulmaya çalışıldığını belirtin ve bu şartları mahkeme zabtına geçirilmesini mahkeme heyetinin başkanından isteyin.

Örneğin: dayak altında zorla ifadeniz alındı, doktora götürdüler doktora da baskı uyguladılar, ve sizin hakkınızda darb cebir izi yoktur raporu düzenlediler. Bu durumda ne yapabilirsiniz?   Tutuklu değilseniz, tahliye olur olmaz özel hastaneden rapor alabilirsiniz, rapor alamadınız mı?

✔ O halde, vücudunuzun boydan çıplak fotoğrafını çektirerek delil olarak kullanılmak üzere mahkemeye sunma, savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

✔   Bunu da yaptıramazsanız, kendiniz fotonuzu çekin ve onun çıktısını alın mahkemeye sunun.

✔ Tutuklu olduğunuz için bunu da yapamıyorsanız ve eğer izler halen vücudunuzda bulunmaktaysa, bu izleri mahkeme heyetine göstermek için izin isteyip elbiselerinizi çıkarabilirsiniz, mahkeme heyetine gösterebilirsiniz.

✔   Bunuda mı yapamadınız? Sizi ziyarete gelen akrabalarınız, yada koğuş arkadaşlarınız, sizde dayak yediğiniz ana ait şahitliği ile ispat edebilirsiniz.

  • SAVUNMAYA BAŞLAMADAN ONCE BİLİNMESİ GEREKEN TEMEL ESASLAR

Bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilebilmesi için, suçlanan kişinin, iddia olunan suçları işlediğine ilişkin; mahkumiyete yeterli, kanuni, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak ve kesin delillerin elde edilmiş olması gerekmektedir.

Hakkınızdaki suçlamanın kanuni olması demek şu anlama gelmektedir: yani neyle  suçlanıyorsanız,  bunun kesinlikle kanunda suç olarak tanımlanmış olması gerekmektedir.

Şu hususun açık olarak bilinmesi gerekir ki; cemaat mensubu/sempatizanı/destekçisi olmak terör örgütü üyesi olmak demek değildir. Ayrıca yöneltilen suçlamaların hiçbirisi de kanunlarda suç olarak düzenlenmemiştir. İddianamelerde yer alan ancak kanunlarımızda suç olarak tanımlanmamış olan suçlamalar şu şekildedir;

1- KHK İLE KAPATILAN OKULLARDA ÇOCUĞUNU OKUTMAK, KAYDINI ALDIRMAMAK

2- KHK İLE KAPATILAN DERSHANELERDE ÇOCUĞUNU OKUTMAK, KAYDINI ALDIRMAMAK

3- SENDİKA ÜYESİ OLMAK

4- SENDİKAYA ÜYE OLMASINDAN DOLAYI İHRAÇ EDİLMİŞ OLMAK

5- DERNEK ÜYESİ OLMAK

6- KİMSE YOKMU DERNEĞİNE BAĞIŞ YAPMAK

7- FACEBOOK VE TWİTTER DA PAYLAŞIM YAPARAK, HÜKÜMETE KARŞI KAMUOYU OLUŞTURMAYA ÇALIŞMAK

8- YAPTIĞI PAYLAŞIMLARDA ÖRGÜT MENSUPLARINI ÖVÜCÜ İFADELER KULLANMAK

9- ADLİYE ÖNLERİNDE PROTESTOLARA KATILMAK

10-  BANKASYA’YA PARA YATIRMAK

11-  BANKASYA’DA AKTİF HESABININ OLMASI

12-  ZAMAN GAZETESİ ABONESİ OLMAK

13-  SOHBETLERE KATILMAK

14-  ÜNİVERSİTE YILLARINDA SOHBETLERE KATILMAK

15-  KHK İLE KAPATILAN YASAKLI YAYINEVLERİNE AİT YAYINLARI EVİNDE BULUNDURMAK,

16-  EVİNDE SIZINTI DERGİSİ, YENİ BAHAR DERGİSİ BULUNDURMAK,

17-  F SERİSİ 1 DOLARIN BULUNMASI

18-  KHK İLE KAPATILAN KURUMLARDA ÇALIŞMIŞ OLMAK,

19-  HİMMET VERMEK,

20-  KURBAN VERMEK

21-  BURS VERMEK

22-  VB. SUÇLAMALAR.

İddianamelerde yer alan bu suçlamaların hiçbirisi kanunlarımızda suç olarak tanımlanmamıştır.

Bu nedenle bu suçlamalarla mahkumiyet kararı verilebilmesi mümkün değildir. Ancak bu suçlamalarla ilgili dava dosyasında somut delil yoksa bu suçlamaları kabul etmeye gerek yoktur.

Örneğin sendika üyesi iseniz veya Bankasya’da hesabınız varsa bunları kabul etmemek yerine, makul bir savunma getirilebilir. Ancak zaman gazetesi abonesi iseniz bununla ilgili dosyada somut-resmi bir delil yoksa bu suçlamaları kabul etmenin pratik bir faydası yoktur. Gazete aboneliğine ilişkin liste ellerinde olmadığı halde varmış gibi sorup kabul etmenizi istiyorlar. Kabul etmemek lazım. Ayrıca dershane ve yurt kaydına ilişkin bilgilerde MEB de mevcut değil bu bilgiler 2015 yılından sonra tutulmaya başlandı. (Biliyorum bu çağda bunları yazmak utanılacak bir durum ama bu ayıp sizin değil.)

  1. BYLOCK İNDİRME/KULLANMA KONUSU

ByLock tespitleri  MİT’in istihbari  çalışmalarıdır, yasal olarak delil niteliğinde değildir. İçerik tespitleri ALGI için uydurulan yalan haberlere veya itirafçı ifadelerine dayalı senarizelerdir. Bu nedenle  kullanmak suç olmamakla birlikte, her türlü ByLock iddialarını tümden reddetmeniz yerinde olacaktır.

http://odatv.com/birileri-bylocku-sifirliyor-2002171200.html

Bunun için mahkemeden şunlar talep edilebilir;

  1. MİT in bylock sunucusundan elde ettiğini iddia ettiği LOG kayıtları digital ortamda istenerek,
  2. LOG kayıtlarının dosya bütünlük değerlerinin (hash) doğruluğu bilirkişi marifetiyle incelenmesi,
  3. İnternet Servis Sağlayıcısı firmadan (Kişiye göre TT Net, Turkcell veya Vodafone) bylock kullandığı iddia edilen hatta sunucuya bağlanılan tarih, saat itibariyle kullanıcıya verilen İP adresinin statik mi dinamik mi olduğu, bu İP adresinin başka kullanıcıya da tahsis edilip edilmediği, lokasyon bilgileri, kendi iç ağlarında İP adres bilgileri, bu İP adresini kullanan cihazın tekil ağ cihaz numarası (MAC) ne olduğunun sorulması,
  4. Bilirkişiden ayrıca internet ortamında korsan yazılımlar yoluyla kullanılan İP adresinin başkaları tarafından da alınıp alınamayacağı, İP adresinin değiştirilip değiştirilemeyeceği, ISS lerin ayni İP adresini birden fazla kişiye tahsis edip edemeyecekleri hususunda rapor hazırlanması talep edilmelidir.
  5. ByLock ile ilgili bilirkişi incelemesinde şu hususların da ayrı ayrı araştırılması talep edilmelidir:

# Bylock programını tespit tutanağını tanzim eden personelin yazılım analiz, internet altyapı uzmanlığı, veri tabanı (MSSQL, ORACLE, MYSQL, vb.) konularında teknik yeterliliği var mıdır?

# Bylock programı kullanıcısı olduğuma dayanak gösterilen veriler nereden, ne zaman, kim tarafından derlenmiş, elde edilmiş ve benimle nasıl ilişkilendirilmiştir?

#İddianame ve ekleri incelendiğinde Bylock programının örgüt tarafından kullanıldığına ilişkin tanık ve şüpheli ifadelerinin 15.07.2016 tarihinden sonra alındığı görülmektedir. Bu programın örgüt tarafından kullanıldığı ilk olarak ne zaman tespit edilmiştir?

# Tespit edilen Bylock programının Cumhuriyet Savcısı talimatı veya bir Mahkeme kararı doğrultusunda “Yazılım Analizi” yapılmış mıdır?

# Bylock programı tarafından kullanıldığı ve tespit edildiği iddia edilen sunucu bilgisayara ait Cumhuriyet Savcısı talimatı veya bir Mahkeme kararı doğrultusunda Uzman Teknik Personel/Bilirkişi tarafından hazırlanmış “Sunucu Analiz Raporu” var mıdır?

# Tespit edildiği iddia edilen sunucunun;

  1. Sunucu işletim sistemi nedir, IP numarası nedir?
  2. Sistem tarihi ve saati doğru mudur? Sistem tarihi ve saati dünya üzerindeki diğer zaman sunucuları ile senkronize midir?
  3. Sunucunun fiziksel olarak bulunduğu lokasyon adresi nedir? Sunucu sistem saatinin bölgesel zaman dilimi nedir?
  4. Sunucunun söz konusu verilere dışardan müdahaleleri engelleyecek güncel, güvenilir güvenlik mekanizmaları var mıdır, varsa nelerdir?
  5. Sunucu üzerinde internette hizmet veren başka servisler var mıdır? Başka veri tabanları var mıdır? Var ise söz konusu IP numaraları diğer servisler ile değil de neden Bylock programı ile ilişkilendirilmektedir?

# Bylock programına ait sunucu ile ilgili bu soruşturma kapsamında IP adresini tespit etmek için her hangi bir Bylock programının çalıştığı cihazın GSM hattı üzerinden CMK-135 kapsamında Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti yapılmış mıdır?

#Bylock programına ait sunucuya kimlerin eriştiğini tespit etmek için Telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması (CMK-135) kararı ve bu karara dayanılarak yapılan işlem ve tespit var mıdır?

# Benim kullandığım telefon hattımla ilgili bu soruşturma kapsamında Bylock programı ile sunucuya bağlandığımı tespit etmek için Telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması (CMK-135) kararı ve bu karara dayanılarak yapılan işlem ve tespit var mıdır?

# Veriler doğrudan sunucudan alındı ise Bylock sunucusu hakkında arama, kopyalama, el koyma (CMK-134) talebi yapılmış mıdır?

#Yurt dışında olduğu iddia edilen sunucudan yasal olarak verilerin alınabilmesi için Uluslararası İstinabe yoluyla sunucunun bulunduğu iddia edilen ilgili ülkeden sunucuda arama, kopyalama, el koyma (CMK-134) talebi yapılmış mıdır? Bu talebe karşı ilgili ülke tarafından herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

# Basında Bylock verilerinin sunucudan hacklenerek alındığı yönünde haberler yapılmıştır. Bylock verileri sunucudan nasıl alınmıştır?

# Sunucudan elde edildiği iddia edilen Bylock veri tabanına ilişkin Cumhuriyet Savcısı talimatı veya bir mahkeme kararı (CMK-134) doğrultusunda Uzman Teknik Personel/Bilirkişi tarafından hazırlanmış “Sistem Log Kaydı Analiz Raporu” veya “Veri Tabanı Analiz Raporu” var mıdır?

#Tespit edildiği iddia edilen veriler;

  1. Hangi servis veya program tarafından üretilmiştir?
  2. Veriler içerisinde IP numarası, tarih, saat, lokasyon bilgisi gibi ne tür bilgiler yer almaktadır? Ham veriler nelerdir?
  3. Bu veriler elde edilmeden önce başkaları tarafından erişilerek müdahale edilip edilmediğine ilişkin bilgi var mıdır?

# Veriler toplanırken toplama sürecinde veri bütünlüğünün bozulmasını önleyecek prosedürlere (Hash değeri, İmaj, Zaman Damgası uygulanmış mıdır, hangi işlemi kimin yaptığı kayıtlı mıdır) uyulmuş mudur ?

# Benim kullandığım iddia edilen IP numaraları eş zamanlı olarak internet erişim sağlayıcısı tarafından başkalarına da tahsis edilmiş midir?

# GSM operatörleri eş zamanlı olarak aynı IP numarasını kullanan birçok kullanıcının hangisinin gerçek hedef kullanıcı olduğunu tespit edemezken, benim hattım şüpheli olarak listeye nasıl eklenmiştir?

  • SAVUNMADA DİKKAT EDİLECEK DİĞER HUSUSLAR:

Savunma için söz sırası size geldiğinde, iddianamede belirtilen eylemlere karşılık tek tek sizin savunmanız neyse sözlü olarak yapın. İşte tam bu aşamada, “avukatım zaten yazılı savunma yaptı, avukatım bunları zaten söyler, zaten bunlar biliniyor” gibi yanlış bir kanaate kapılmayın. Kesinlikle ama kesinlikle savunmanızı kendiniz tek tek suçlamalara cevap vererek sözlü olarak yapın.

Savunmanızı önceden bir kağıda yazabilir, bu kağıttan savunmanızı yaparken gerekli hatırlamaları yapabilirsiniz.

MAHKEME BAŞKANI SAVUNMA YAPMANIZA YETERİNCE MÜSAADE ETMEZ İSE ÖR:EMNİYETTEKİ İFADELERİNE EKLEYECEĞİN BİRŞEY VARMI, ÖNCEKİ BEYANLARINDAN FARKLI NE SÖYLEYECEKSİN ONU SÖYLE GİBİ, savunmayı kısıtlayıcı tavır takınırsa, hiç çekinmeden savunma hakkınızın kısıtlanamayacağını ve savunmanızın sona ereceği ana kadar savunmanıza devam edeceğinizi, soruşturma aşamasında dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle dosyadaki delillerden haberdar olmaksızın savunmanızın alındığını, emniyetin savunmanızı çarpıttığını, savcılığın söylediğiniz şeyleri zabta geçmediğini, bu nedenle, asıl savunmanızı mahkeme huzurunda yapacağınızı ÜSTÜNE BASA BASA SÖYLEYİN. GEREKİRSE, ÖNCEKİ BEYANLARINIZI KABUL ETMEDİĞİNİ, ÇÜNKÜ DOSYA İÇERİĞİNE VAKIF OLUNMADAN SAVUNMA YAPTIĞINIZI, GÜNLERCE GÖZALTINDA AÇ, SUSUZ BIRAKILARAK PSİKOLOJİK VE FİZYOLOJİK İŞKENCEYE MARUZ KALDIKTAN SONRA İFADENİZİ ALINDIĞINI, TUTANAĞIN SİZE OKUTULMADAN İMZALATILDIĞINI, terör örgütü ile hiçbir ilişiğiniz olmadığı halde, 20 kişilik koğuşlarda 45 kişi kalarak, hemen hergün itirafçı olmak için şartlar oluşturulmaya çalışıldığını VB HERŞEYİ SÖYLEYEREK, SAVUNMANIZI YAPMASINA İZİN VERMENİZİ İSTEYEBİLİRSİNİZ

Bu aşamayı geçtikten sonra, hakkınızda iddianamede düzenlenen suçlamaları inkar ederek, onlara tek tek ayrıntılı olarak cevap verin.

Savunmanızda, iddianamede açıklık tespit ederseniz onu da ileri sürün. İddianameler sanıkların sadece aleyhinde olan delilleri değil, lehine delilleri de içermelidir. Ancak uygulamada buna pek rastlanmaz, özellikle de bu hukuksuz dönemde. Dosyada önceden bulunan lehinize bir delilin yada beyanın iddianameye yazılmadığını tespit ederseniz bunu da savunmanızda belirtip tutanağa mutlaka yazdırın.

UNUTMAYIN; Duruşma tutanakları aksi ispatlanana kadar geçerli resmi belgelerdir. Eğer sesli ve görüntülü kayıt yapılmıyorsa tutanağa geçmeyen hususları ilerde lehinize ileri sürme şansınız kalmaz. Bunları temyiz aşamasında yada AIHM önünde ileri süremezsiniz. Bu nedenle lehinize olabilecek sözleri yada hak ihlali olabilecek söz ve eylemleri mutlaka tutanağa yazdırın. Hakim yazmak istemezse “biraz önce şunu dediniz yada şunu yaptınız, tanığı şu ifadesini tutanağa yazmadınız vs..belirterek bunun tutanağa yazılmasını talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunarak dolaylı olarak tutanağa yazdırın. Duruşma tutanağına girmeyen sözlerle ilgili “ne olsa hakim bunu duydu” diye düşünceye asla kapılmayın. Unutmayın, en azından hakimin tayini çıkabilir yada yetkisi değişebilir ve sizin dosyanıza o kişi karar vermeyebilir. Bir sonraki hakimin de geçmiş duruşmalarda neler olduğunu öğrenebileceği tek kaynak duruşma tutanaklarıdır.