“Yargı demokrasinin yanında darbelerin karşısındadır. Darbeyi bahane ederek adil yargılama yapacak yargı mensuplarının tasfiyesi, darbe ile mücadeleye değil darbeden beklenen amacın gerçekleşmesine hizmet eder.”

HÜCREYE KONAN TUTUKLU HÂKİM VE SAVCILARA İLİŞKİN TEDBİR TALEPLİ AYM VE AİHM BAŞVURULARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

  1. TEDBİR TALEPLİ ANAYASA MAHKEMESİ (AYM) BAŞVURUSU
  • Sayfanın sağ tarafında ilk olarak hücreye konan yargı mensupları için hazırlanmış tedbir talepli AYM başvuru formu yer almaktadır. Bu başvuru formu hücreye konan hâkim ya da savcının özel durumuna uyarlanarak hazır hale getirilebilir; başvuru formundaki tüm bilgiler baştan sona okunarak, başvurucunun durumuna uymayanlar düzeltilmeli, özellikle gri renkteki açıklamalar dikkate alınarak boşluklar doldurulmalıdır. Başvuru formunun 2. Sayfasında yer alan başvurucuya ait kişisel bilgilerin yer aldığı kısım eksiksiz olarak doldurulmalıdır. Sarı renkte belirtilen bilgilerin başvurucu açısından doğru olup olmadığı kontrol edilmeli, yanlışsa düzeltilmelidir.
  • Unutmayınız ki, başarılı sonuç elde etmek için özellikle başvurucunun yaşadığı somut olayların ayrıntılı olarak anlatılması ve başvuru formunda belirtilmesi gerekir; başvuru formunun başvurucuya özgü hale getirilmesi gerekir. Bu durum AİHM açısından da geçerlidir. Özellikle boş bırakılan bölümleri doldurunuz. Örneğin hücre cezasının süresini mutlaka doğru olarak belirtiniz veya “55 gündür hücrede tutulmasına rağmen halen hücrede bulunmaktadır” şeklinde belirtiniz. Hücre uygulamasının süresi arttıkça, uygulamanın insanlık dışı muamele (AİHS m. 3) olarak nitelendirilmesi çok daha kolaylaşır. Metin içerisindeki farklı renkte belirtilmiş açıklamaları okuduktan sonra metinden çıkarınız.
  • Başvuru formu 10 sayfadan fazla olduğu için özet bir metin de hazırlanarak başvuru formunun son sayfasına eklenmiştir. Ayrıca sayfanın sol tarafında bu özete de yer verilmiştir. Başvuru formuna, bir sayfalık özet metni de mutlaka ekleyiniz.
  • AYM başvuru formu hem tedbir talebi içermekte (1) hem de esasa ilişkin bir başvuru metnine (2) yer vermektedir. Hücre uygulaması başlı başına insanlık dışı muamele oluşturduğu ve AİHS’nin 3. maddesini ihlal etme ihtimali yüksek olduğu için bu ihlale derhal son verilmesi gerekir. Tedbir talebi, hücre uygulamasına derhal son verilmesini amaçlamaktadır. Bu nedenle kısa sürede bu talebin karara bağlanması gerekir. Ancak başvuru formu, aylar hatta bir ya da iki yıl sonra karara bağlanabilecek türden bir dava dilekçesi niteliğindedir; bu iki durum karıştırılmamalıdır. Tedbir talebi reddedilse dahi, başvuru takip edilmeye devam edilmelidir.
  • Hücre uygulamasına son verilmesini sağlama açısından hücrede tutulan hâkim ve savcılar (veya avukatları) sayfanın sol tarafında yer alan AYM başvuru formuna son şeklini vererek AYM’ye başvurmalıdır. En az 3 en fazla 7 gün bekledikten sonra AYM’den cevap alamazsa (veya ret cevabı alırsa), bu kez AİHM’ye ihtiyati tedbir talepli (RULE 39) dilekçe hazırlanıp fakslamalıdır (Bu konuda aşağıda detaylı bilgi yer almaktadır.). Kısaca önce AYM’ye başvuru yapıp, AYM’den tedbir talebi konusunda karar almaya çalışmak ve böylece bu hususta da iç hukuk yollarını tüketmek gerekir. Anayasa Mahkemesi (AYM) kural olarak bu talebe kısa sürede (7 güne kadar) cevap vermek zorundadır. AYM eğer cevap vermezse veya ret kararı verirse, bu kez aynı talebi zaman kaybetmeden AİHM’ye yapmak gerekir. Bu açıdan, AYM’ye tedbir talepli başvuru yaptıktan sonra, AYM’ye karar vermesi için fırsat verme adına birkaç gün beklemek gerekir. AYM’den olumsuz cevap alır ya da hiçbir cevap alamazsanız en son 7. gün, AİHM’ye ihtiyati tedbir talepli dilekçenizi fakslayınız.
  • Eğer AYM talebinizi reddederse, bu ret gerekçelerini dikkatlice inceleyiniz. Talebin reddine gerçek dışı herhangi bir bilgi ya da belge dayanak gösterilmiş ise, AİHM’ye yapacağınız ihtiyati tedbir talebine dair dilekçede bu hususu belirtip, AYM’nin ret kararının gerekçesine dayanak olan bilgi ya da belgelerin gerçeği yansıtmadığını yazınız ve gerçek ne ise onu ifade ediniz.

AYM başvurusunu doldururken ayrıca nelere dikkat edilmelidir?

  • Başvuru formunun son sayfasına, eklerden önceki bölüme başvurucunun ismini yazıp tarih atınız. Avukatınız yoksa veya başvuruyu avukat yapmayacaksa, son sayfayı başvurucu imzalamalıdır. Avukatınız varsa da, avukatınızdan bu başvuru formunu kullanmasını özellikle rica ediniz. AYM önünde ileri sürülmemiş hiçbir hak ihlalinin AİHM önünde ileri sürülemeyeceğini bilerek kesinlikle başvuru formundaki tüm hak ihlallerini AYM başvuru formunda belirtiniz ve ihtiyati tedbire dayanak olan olayları ve olguları da başvuru formunda ifade ediniz. Aksi halde başarı şansı oldukça zayıflar. Avukatınız varsa, başvuru formundaki bilgi ve argümanları, başvurucunun durumuna uyarlamasını kendisinden rica ediniz.
  • Eğer başvurucunun avukatı varsa, avukat vekâlet belgesi ile zaten başvuruyu kendisi yapabilir. Başvurucunun avukatı yoksa, tek çözüm başvuru formunu başvurucunun imzalamasıdır. Başvurucu tutuklu ise ailesinden bir fert cezaevine gidip başvuruyu başvurucuya imzalatabilir.
  • Bu açıdan başvuru formuna son şeklini verdikten sonra, başvuru formunun son sayfasını yazıcıda yazdırıp, bir dilekçe ile AYM’ye başvurucu adına başvuru yapacağınızı belirterek cezaevi idaresine başvurunuz. Dilekçe ekine imza atılması gereken son sayfayı da ekleyiniz. Bu sayfayı başvurucuya imzalatıp size aynı gün vermelerini dilekçe ile talep ediniz ya da imza için kendisiyle yazılı görüşme talebinde bulununuz. Engel çıkarılırsa noter aracılığıyla bu durumu ispatlayan bir ihtar çektiriniz. Başvuru formunu imzalatmak için … tarihinde cezaevi idaresine başvurduğunuzu, ancak buna izin verilmediğini, mahkemeye erişim hakkının engellendiğini içeren bir ihtarname ile noterden cezaevi idaresine ihtar çektirip bu belgeyi saklayınız.
  • Talebiniz cezaevi idaresince fiilen veya yazı ile reddedilirse, ayrıca başvuru formunun son sayfasındaki imzanın yanına “Başvurucunun eşi/babası” yazıp, siz imzalayınız ve başvuruyu yapınız. Ekine de cezaevi idaresince verildiyse imzalatma talebinin reddine ilişkin belgeyi ekleyiniz. Cezaevi idaresince ret belgesi verilmediyse, yaşadıklarınızı imzanın altına aynen açıklayınız. İmzalatmak için cezaevine gittiğinizi, başvurucuyla görüşüp imzalatmak için izin verilmediğini, bir görevli aracılığıyla bu sayfanın başvurucuya imzalatıp kendisine verilmesi talebinizin de reddedildiği ve avukatların da baskılar nedeniyle vekâlet almaktan çekindiğini, zaten mal varlığınıza el konulduğu için kendi belirleyeceğiniz avukat tutma imkânınızın da kalmadığını yazınız. Başvuruyu imzalatma fırsatı olduğu ilk anda imzalatıp tekrar AYM’ye sunulacağını da yazınız ve imzalatınca AYM’ye imzalı başvuruyu da sununuz. Bu ikinci başvuru aşamasında, başvuru formunun MAZARET bölümüne açıklama yapınız.
  • Tüm bunlara rağmen AYM’ye başvuru yapamazsanız, sizlere çıkarılan tüm zorlukları bir A4 kâğıda yazınız ve ekine de AİHM İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ’ni ekleyerek fakslayınız. Daha sonra yapacağınız AİHM BAŞVURU FORMUNA da bunları ekleyerek AİHM’ye başvurunuzu yapınız. Bu durumda başvuru yollarının, çıkarılan fiili zorluklar nedeniyle kapalı olduğunu, başvurucunun tutuklu olduğu için kendisine de başvuru yapma imkânı verilmediğini, kendisinin hiçbir insan hakları hukuku kitabı olmadan başvuru yapmasının zaten çok zor olduğunu, cezaevine başvuru metnini dahi sokamadığınızı vb. tüm zorlukları yazıp, hem iç hukuk yollarının bu nedenlerle etkisiz olduğunu hem de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini yazınız.
  • Ayrıca başvuru yapma konusunda yaşatılan tüm bu zorlukları Avrupa Konseyi Genel Sekreterine, İnsan Hakları Komiserine, Venedik Komisyonu Sekretaryasına da İngilizce kısa bir yazı ile (mektup, faks ya da e-mail aracılığıyla) bildirebilirsiniz. (adresler için: coe.int). AİHM veya Avrupa Konseyi’ne göndereceğiniz tüm mektupları UPS/DHL aracılığıyla veya en azından iadeli taahhütlü göndermenizde ve gönderi belgelerini saklamanızda yarar vardır.
  • AYM başvuruyu ya da talebi usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle reddederse, AYM’nin ret kararı nedeniyle de mahkemeye erişim hakkı ayrıca ihlal edilmiştir denerek, AİHM’ye ayrı bir başvuru da yapılabilir.
  • Ayrıca, AYM, başvuruların bizzat başvurucu tarafından yapılmasını şart koşmaktadır. Aslında kanun ve içtüzükte bu türden bir hüküm bulunmayıp bu uygulama da tamamen keyfi ve mahkemeye erişim hakkı gibi bir hak açısından ihlal oluşturacak bir uygulamadır. Tutuklu bir kişiye başvuru formu kendisine ulaştırılıp cezaevinden başvuru yaptırılmıyorsa, eşi de başvuruyu AYM’ye doğrudan sunamıyorsa, kendi seçeceği bir avukat da tutamıyorsa, AYM’ye erişim bu şekilde aşırı derecede zorlaştırılmakta veya imkânsızlaştırılmaktadır. Bu nedene dayalı da mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmektedir. Bu durumda gerekirse, AYM başkanlığına bir mektup yazarak size kanun gereği (ex officio) bir avukat tutmalarını ve bu başvuruyu imzalayıp Mahkemeye sunmasını talep ediniz; bu talep reddedilirse elinizde bir delil daha olur. Bu delili AİHM’ye sunar, yapılanları AİHM kararlarına yazdırmış olur, AİHM’den hakkınızı almış olursunuz.
  • İhlalleri gidermek için yaptığınız tüm masraflarınıza ilişkin her türlü belgeyi saklayınız; AYM aşamasında elde edemeseniz dahi, AİHM aşamasında ihlal kararı verilmesi durumunda, tüm yaptığınız mahkeme, yol, posta ve avukatlık masraflarını, belgelerinin fotokopilerini sunmanız kaydıyla geri alabilirsiniz.
  • Hücre uygulaması sona eren tutuklular ne yapabilir?: Daha önce hücreye konmuş olanlar da (hücre uygulamasına son verilenler de) bu başvuru formunu kullanarak AYM’ye başvuru yapabilirler. Bu durumda olanların, özellikle acil tedbir talebine ilişkin cümleleri metinden çıkarmaları ve diğer kısımları da duruma uyarlamaları gerekir. Örneğin ihlalin halen devam ettiğine dair cümleler değiştirilmeli, hücrenin sona erdiği tarih yazılmalıdır. Eğer hücrenin sona erdiği tarihin üzerinden 30 günden fazla süre geçmişse, bu durumda başvuru formunun MAZERET bölümüne çıkarılan fiili engeller nedeniyle (bunları ayrıntılı yazınız) 30 gün içerisinde başvuru formunu hazırlayıp sunamadığınızı yazıp varsa delillerini ekleyiniz. AYM “30 günlük süre geçirilmiştir” gerekçesiyle başvuruyu reddederse, AİHM’ye yapacağınız başvuruda bu duruma cezaevi idaresinin fiili engellerinin neden olduğunu ayrıntılı olarak yazıp, ayrıca mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürünüz.
  • Sağlık durumu nedeniyle yaşam hakkı risk altında olanlar ne yapabilir?: Bazı tutukluların sağlık durumu cezaevinde veya özellikle tek kişilik hücrede tutulmaya izin vermeyebilir. Örneğin sara hastası bir kişinin yanında sürekli birilerinin bulunması gerekebilir. Kanser hastası birinin hastalığının daha ileri aşamalara geçmemesi için sağlık durumuna uygun ilaç, tedavi, bakım, özel beslenme ve temiz havaya ihtiyaç duyduğu düşünüldüğünde hastalığın geri dönülmez aşamaya ulaşmaması için, bu aşamada olanların hapishanede tutulmaları yaşam hakkı açısından da ciddi risk oluşturabilir. Kısaca, cezaevi şartları ile tutuklu ya da hükümlünün sağlık durumu birlikte değerlendirildiğinde YAŞAM HAKKI ciddi risk altında ise, bu durumda olan tutuklu ya da hükümlüler de yaşam hakkı ihlalini de gerekçe göstererek AYM’ye tedbir talepli ve daha sonra AİHM’ye ihtiyati tedbir talepli (RULE 39) başvuru yapabilirler. Ancak aşağıdaki metinde yaşam hakkına ilişkin ayrıca bir bölüm yer almamaktadır. Hak ihlallerinin yazıldığı bölüme, işkence ve insanlık dışı muamele yasağının ihlalinden önce gelecek şekilde “YAŞAM HAKKI İHLALİ (AİHS m. 2)” şeklinde bir başlık açıp, başvurucunun sağlık durumuna dair ayrıntılı bilgi yazdıktan sonra, eğer sunulmayan tedaviler varsa onları da belirtip, cezaevi koşullarından da bahsettikten sonra yaşam hakkının ihlal edildiğini ifade ediniz. Sonraki bölümlere de bu hakkın da ihlal edilen haklar arasında yer aldığını ayrıca yazınız; örneğin Talep bölümüne bu hakkı da ekleyiniz. Bu durumda yaşam hakkını başvuru formunun kapak sayfasına da, ilgili bölümlere ve özete de eklemeniz gerekecektir.
  • AYM başvurusu nasıl yapılır? AYM başvurusunu bulunduğunuz il ya da ilçedeki asliye hukuk mahkemesi kalemine veya AYM’ye doğrudan giderek yapabilirsiniz. Yurt dışında ise konsolosluklara başvurarak yapabilirsiniz.
  1. AİHM ÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ (RULE 39)
  • Yukarıda belirtilen şekilde AYM aşamasını tükettikten sonra, sayfanın sol tarafında yer alan ihtiyati tedbir talebine ilişkin AİHM dilekçesini (RULE 39) başvurucunun durumuna uyarlayınız. Özellikle ilk sayfada yer alan başvurucu ve temsilcisine ilişkin iletişim bilgilerine dair boşlukları doldurunuz. Metin içerisinde yer alan gri renkteki açıklamaları dikkate alarak boşlukları başvurucunun durumuna uygun şekilde tamamlayınız. Sarı renkteki bilgilerin doğruluğunu özellikle kontrol ediniz. Metni baştan sona okuyunuz ve başvurucunun durumuna uymayan kısımları metinden çıkarınız. Bu dilekçede yer alan olaylara benzer olaylar varsa, söz konusu somut olayları metne eklemenizde yarar bulunmaktadır.
  • AYM başvurusundan farklı olarak AİHM ihtiyati tedbir talebini sadece yaşatılan kötü muamele, varsa hastalık ve cezaevi koşullarına özgünleştiriniz. AYM başvurusundan farklı olarak AİHM ihtiyati tedbir talebi (RULE 39) için önemli olan telafisi imkânsız durumu göstermek, ispatlamaktır. Bu talep bir başvuru olmayıp, sadece devam eden bir ağır hak ihlalini derhal sonlandırmayı amaçlamaktadır. Hastalık söz konusu ise, raporları mutlaka ekleyiniz. Olaylar ne kadar etkileyici olur ve tedbir alınmadığında, hastalığın ilerleyeceği ispatlanırsa, başarı şansı o kadar yüksek olur. Sayfanın sol tarafında yer alan tedbir talebinde yazılanlar birbiriyle bağlantılı olarak sürecin izahından ibaret olup, bu metin sizlerin somutlaştırmasına ihtiyaç duymaktadır; sizin bildiğiniz ve başvurucunun yaşadığı somut olayları mutlaka ekleyiniz. Eğer riskli cümle olduğunu düşündükleriniz varsa, risksiz hale getirebilirsiniz. Eğer yetki belgeniz yoksa cezaevinden alabilirseniz alın ve mutlaka bu metne ekleyin. Buna imkân vermezlerse, metni eşi veya kim imzalayacaksa şunu yazsın: “Başvurucuyla cezaevinde görüştürmedikleri için yetki belgesini imzalatıp ekte sunamadım. İlk fırsatta imzalatıp yetki belgesini sunacağım”. Eşi … İmza….
  • AİHM ihtiyati tedbir talebi konusunda Hükümetten görüş isteyebilir. Hükümetten görüş isterse, size de bu hususta bilgi verilir. AİHM bu görüş ışığında talebinize ilişkin ret ya da kabul yönünde bir karar verecektir. Söz konusu karar da size e-mail veya faks yoluyla iletilecektir. Eğer bu karara dayanak yapılan Hükümet görüşlerinde veya Hükümetin sunduğu bilgi, belge veya fotoğraflarda gerçek dışı bir bilgi varsa, bu durumu belirten bir açıklamayı ve varsa dayanağı olan belgeyi Mahkemeye fakslayabilirsiniz.
  • Kısaca, AİHM’ye ilk olarak ihtiyati tedbir talepli bir dilekçe (RULE 39) fakslayacaksınız. Bu dilekçeyi AİHM hemen inceler ve ciddi görürse, görüşlerini almak için hemen Hükümete bildirir. Hükümetten kısa sürede cevap vermesini bekler. Bu durumu size de bilgi için haber verir. Hükümet görüşleri AİHM’ye ulaşınca, gerekirse sizin ikinci görüşleriniz sorulur. Bu durumda, Hükümetin yazdıkları arasında başvurucunun durumuna aykırı olan, gerçek dışı bilgi ya da belgeler, fotoğraflar görürseniz, özellikle onları belirten bir mektup daha yazıp, AİHM’ye zaman kaybetmeden fakslayınız. Hem Hükümet görüşleri hem de AİHM mektupları İngilizce olacağı için, bu dili en azından anlayacak şekilde bilen birinden yardım alınız.
  • AİHM ihtiyati tedbir talebinizi reddetse dahi, ana başvuruyu yapmanız için bilgi verirse, ana başvuruyu yapmanızda yarar var. İhtiyati tedbir talebi (RULE 39) bir başvuru değildir; sadece devam eden ağır hak ihlaline son vermeyi amaçlayan bir tedbir talebidir. Başvuru formunu doldurup göndermedikçe başvuru yapmış sayılmazsınız. Diğer bir ifade ile, eğer hak ihlali iddialarınız (şikâyetleriniz) ciddi bulunursa, AİHM sizi ana başvuruyu yapmanız konusunda bilgilendirir. AİHM’den size gelen mektupta (e-mail, faks) ayrıca “başvuru yapmak isterseniz, başvuru formunu doldurup … tarihine kadar AİHM’ye gönderiniz” şeklinde bir bilgi yer alırsa, ana başvuruyu da yapmanız gerekir. Bu durumda AYM’ye yaptığınız başvuru formundaki olayları ve hak ihlallerini (şikâyetleri) AİHM başvuru formuna uyarlayarak, başvuru formunu doldurup mutlaka güvenli bir kargo ile AİHM’ye gönderiniz. Bu açıdan AİHM’nin size başvuru yapmak için verdiği süreye ilişkin tarihten önce başvuruyu postaya veriniz. Başvuru formunu doldurmak için sitede yer alan “672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanlara dair AİHM başvurusu” konusundaki açıklayıcı bilgilerden yararlanınız.
  • AİHM’ye yapacağınız ihtiyati tedbir talebi (RULE 39) faks ile yapılabilirken, AİHM başvurusu mutlaka yazılı olarak posta yoluyla (kargo ya da iadeli taahhütlü) AİHM’ye ulaştırılmalıdır.
  • Ayrıca, ihtiyati tedbir talebi için yetki belgesi AİHM internet sitesinde yer alan 3 sayfalık bir belge olarak hazırlanmıştır; bu belgenin ilk iki sayfası doldurulup imzalanarak ihtiyati tedbir talebiyle birlikte AİHM’ye fakslanmalıdır (Sayfanın sol tarafında AİHM yetki belgesi yer almaktadır; açmak için Adope Reader 9 veya Foxit Reader 7 veya üst versiyonları bilgisayarınızda yüklü olmalıdır. Yüklü değilse, internetten indirebilirsiniz.).
  • Oysa AİHM başvurusu için yetki belgesi, başvuru formunun 3. Sayfasının son kısmında yer almaktadır. Başvuru yapmak için ayrıca yukarıda belirtilen yetki belgesini eklemeye gerek yoktur. Başvuru formunun 3. sayfasındaki yetki belgesi kısmının imzalanması bu açıdan yeterlidir. AİHM başvuru formunu açmak için de Adope Reader 9veya Foxit Reader 7 veya üst versiyonları bilgisayarınızda yüklü olmalıdır.
  • Hem ihtiyati tedbir hem de AİHM başvurusu açısından Türkiye’de noterden alınan vekâletname geçerli değildir. Mutlaka AİHM’nin hazırladığı yetki belgeleri imzalanmalıdır.
  • AİHM ihtiyati tedbir talebinizi reddetmiş olsa da, aradan geçen süreye rağmen başvurucu hala hücrede hiç kimse ile görüştürülmeden tutulmaya devam ediyorsa ve süre 100 günü aştıysa, AYM ve AİHM’ye aynı yöntemle yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunabilirsiniz. Başvurucunun sağlık durumu kötüleşirse, bu durumu da gerekçe göstererek yeniden talepte bulunmakta mümkündür.
  • Eğer AİHM’den size gelen mektuplarda “isterseniz başvuru formunu doldurup gönderebilirsiniz” denirse, bize yazın. Örnek başvuru formu hazırlar siteye yükleriz.
  • AYM ve AİHM, ihtiyati tedbir taleplerinizi reddetse dahi, AİHM başvurunuza ivedilik verip öncelikli inceleyebilir; bu da davanızın hızlı sonuçlanmasına yol açar. Yaşam hakkı ve işkence ve insanlık dışı muamele yasağına ilişkin başvurular AİHM açısından zaten öncelikli incelenen başvurulardır.
  • AYM’nin son üç yıllık ve özellikle son kararları dikkate alındığında, bu mahkemeden lehinize bir karar çıkacağını beklemeyiniz. Zaten iki üyesini adil yargılanma hakkının gereklerine uygun bir yargılama yapmadan, savunmalarını dahi gerektiği gibi almadan, delilsiz ve hisse dayalı bir gerekçe ile üyelikten çıkaran bir mahkeme bağımsızlığını da kaybetmiştir. Zira AİHM’ye göre bir mahkemenin bağımsız olup olmadığının en önemli göstergesi, üyelerinin görev süresi dolmadan (ciddi suçlamalara veya açık yetersizliğe ilişkin yargılama sonrasıüyelikten çıkarılanlar hariç) üyelikten alınamamalarıdır. Bu nedenle elden gelen her şeyi yapıp başvurunuzu bir şekilde usule uygun olarak en hızlı şekilde AİHM’ye taşımaya çalışınız. Öncelikle Anayasa Mahkemesine başvurmanızı önermemizin nedeni usulen de olsa iç hukuku usule uygun tüketme zorunluluğudur.
  • Benzer veya aynı dava dilekçelerini kullanmanın disiplin, hukuki, cezai veya siyasi hiçbir sorumluluk doğurmayacağı konusunda bakınız. “672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanların AİHM başvurularına ilişkin pratik açıklamalar”. http://www.yargiicinadalet.org/672-sayili-khk-ile-kamu-gorevinden-cikarilanlarin-aihm-basvurularina-iliskin-pratik-aciklamalar/

Güncel duyuruları Twitter hesabımızdan @yargiicinadalet takip edebilirsiniz