İHRAÇ İŞLEMİNE KARŞI AÇILAN İPTAL DAVASIYLA BİRLİKTE MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT TALEP EDİLMESİNDEN KAYNAKLANAN HARÇ PROBLEMLERİ VE MUHTEMEL ÇÖZÜM YOLLARI

İdari yargı yerlerinde açılan davalar genel olarak iki başlık altında toplanır: 1- İptal davaları, 2 -Tam yargı davaları.
İptal davaları, genel anlamda idari bir işlemin iptalinin talep edildiği davalardır. OHAL nedeniyle ihraç edilen kişilerce, ihraç kararına (KHK ile ihraç edilenler için OHAL Komisyonu kararı, çalıştığı kurumca ihraç edilenler için ilgili kurum kararı) karşı açılan davalar tipik birer iptal davasıdır ve maktu harca tabidir.
İhraç işlemine karşı açılan iptal davalarında, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklar (maaş ve maaşa bağlı haklar) da talep edilebilir. Danıştayın yerleşik içtihatlarına göre bir kamu görevlisinin maaş ve maaşa bağlı parasal hak istemlerine ilişkin tazminat istemlerini diğer tazminat (örneğin, idarenin hizmet kusuru nedeniyle yaralandığınızda talep ettiğiniz maddi ve/veya manevi tazminat) istemlerinden farklı statüde değerlendirilmektedir. Yoksun kalınan maaş ve maaşa bağlı parasal haklar istendiğinde talep edilen miktar belirtilmek zorunda değildir. Çünkü siz bunu hesaplayamazsınız, ayrıca göreve ne zaman döneceğiniz de belli değildir. Zaten mahkeme davanızı kabul ederse kendisi de hesaplamıyor. Sadece “Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine” şeklinde hüküm kurarak hesaplamayı ve ödemeyi davalı idareye bırakır. Ayrıca bu talep için nispi harç da ödenmez.
Ancak, bir idari işlemin iptali talebinin yanında ya da ayrı bir dava olarak miktar belirtmek suretiyle maddi ve/veya manevi tazminat talep edilirse, burda tam yargı davası söz konusu olmaktadır ve talep edilen tazminat miktarıyla orantılı olarak nispi harç ödenmek zorundadır.
Maddi ve manevi tazminat talepli dava açılırken (tam yargı davası) talep edilen miktar net olarak belirtilmek zorundadır. Bu davalarda talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi harcın dörtte biri peşin alınır. Bu hesaplama şu şekilde yapılmaktadır: (Talep Edilen Tazminat Miktarı X 0.06831) : 4 = Peşin Yatırılması Gereken Nispi Harç. Örneğin, 20.000,00-TL manevi tazminat talep edildiğinde (20.000 X 0.06831) : 4 = 341,55-TL peşin harç yatırılması gerekmektedir. Özellikle yüksek tutarlarda tazminat talep edilmesi halinde, ciddi miktarlarda nispi harç yatırılması gerekmektedir.
İhraç işlemlerine karşı açılan davalarda maddi (yoksun kalınan maaş ve benzeri parasal hakları kastetmiyoruz) ve/veya manevi tazminat talebinde bulunmanın pratik bir faydası olmadığını düşünmekteyiz. Öteden beri idari yargı mercileri, hukuka aykırı işlem nedeniyle tazminata hükmetme eğilimde değildir. İşlem bariz bir şekilde hukuka aykırı olsa dahi işlem iptal edilir fakat işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarara karşılık talep edilen tazminat istemlerinin reddedildiği müşahade edilmiştir.
Kaldı ki, idari işlem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar sonradan ayrı bir dava konusu da yapılabilir. 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca işleme karşı açılan iptal davasının kazanılması durumunda, bu kararın kesinleşmesinden itibaren 60 gün içinde işlem nedeniyle uğranılan zararlar için ayrı bir tazminat davası açabilir.

DERDEST DAVALARDA TALEP EDİLEN YÜKSEK MİKTARLARDAKİ HARÇLAR İÇİN NE YAPILABİLİR?

İhraç işlemi veya OHAL Komisyonu kararına karşı açtığı iptal davasıyla birlikte (yoksun kaldığı parasal haklar dışında) miktar belirtmek suretiyle ayrıca maddi ve/veya manevi tazminat talep ettiği için kendisinden yüksek miktarda harç talep edilen kişiler var. Yüksek miktarda harç ödeyecek gücü olmayanlar için 3 çözüm yolu sözkonusu olabilir:
1 – Adli yardım talebinde bulunmak,
2 – Davanın manevi tazminata ilişkin kısmından kısmen veya tamamen feragat etmek,
3 – Islah.

 

1- Adli Yardım Talebi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde, adli yardım konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Adli yardım konusu, 6100 sayılı Kanunun 334. ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kimseler adli yardımdan yararlanabilirler. Adli yardım, genel olarak tüm yargılama giderlerini kapsamaktadır.
Adli yardım, davanın görüldüğü mahkemeden, dava dilekçesinde veya sonradan ek dilekçe ile, dava sonuçlanıncaya kadar (istinaf ve temyiz aşamaları da dahil) her aşamada talep edilebilir.
Dava açarken adli yardım talep edilmediyse, sonradan ek dilekçeyle veya harç istenmişse, harç isteme yazısına cevaben verilecek dilekçe ile adli yardım talebinde bulunulabilir. Adli yardım talep dilekçesinde, kişinin içinde bulunduğu mali imkansızlıkları kısaca özetlemesi ve varsa gerekli belgeleri eklemesi yeterlidir.
Adli yardım talebinin kabul edilip edilmemesinde mahkemenin takdir yetkisi vardır. Talep kabul edilirse davacı açısından sorun kalmayacaktır. Çünkü tazminat davalarında hükmedilen miktar üzerinden nispi harç alınır. Tazminat istemi kısmen veya tamamen ret edilirse ret edilen miktar üzerinden harç hesaplanmaz. Dolayısıyla dava ret edilirse davacıdan sadece maktu harçlar ve posta masrafı istenecektir. Maddi ve manevi tazminat nedeniyle ilave harç istenmez. Dava kabul edilirse zaten bütün harç ve masraflar karşı taraftan istenecektir.

2 – Feragat
Yukarda bahsedilen adli yardım talebi reddedilirse, mahkeme adli yardım talebinin reddine dair karar ile birlikte ikinci kez harç isteyecektir. Bu durumda ikinci yol olan manevi tazminat isteminden kısmen veya tamamen feragat düşünülebilir.
2577 sayılı Kanunun 31. maddesi uyarınca, davadan feragat konusunda da 6100 sayılı Kanunun hükümleri uygulanmaktadır. Feragat, 6100 sayılı Kanunun 307 ila 312. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre, dava sonuçlanıncaya kadar davacı davasından kısmen veya tamamen feragat edebilir.
Açılan davalarda, manevi tazminatın tamamından feragat edilecekse, mahkemeye hitaben yazılacak ve “davanın manevi tazminata ilişkin kısmından feragat ediyorum” ibarelerinin yer aldığı bir dilekçe ile talepte bulunulması gereklidir. Manevi tazminattan kısmen feragat edilecekse “dava dilekçesinde talep ettiğim manevi tazminatın ……. TL’lik kısmından feragat ediyorum” denilmesi gerekir.
Feragatin en önemli sonucu, feragat edilen hakkın daha sonra tekrar ileri sürülememesidir. Yani davanın manevi tazminat kısmından feragat edildiğinde, artık bir daha ihraç işleminden dolayı manevi tazminat talep edilemez veya örneğin 100.000-TL manevi tazminat istemli davada manevi tazminatın 80.000-TL’lik kısmından feragat edilirse, artık dava 20.000-TL üzerinden devam eder.

3 – Islah
Üçüncü bir yol olarak davacının talep ettiği manevi tazminat miktarını azaltması (yani ıslah) düşünülebilir ise de, genel ilke olarak, manevi tazminat davalarında “fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması” müessesesi kabul edilmemektedir.
2577 sayılı Kanunun 16. maddesine, 2013 yılında eklenen cümle ile tazminat davalarında talep edilen miktarın bir defaya mahsus olmak üzere arttırılması durumu düzenlenmiştir. Ancak tazminat miktarının azaltılması durumu düzenlenmemiştir. Bu nedenle böyle bir talebi mahkeme manevi tazminat isteminden kısmen feragat etme şeklinde değerlendirecektir.
SONUÇ
Feragatin hukuki sonuçları düşünüldüğünde, bu çözüm yollarından öncelikle adli yardımdan yararlanma yolu denenmelidir. Adli yardım talebi reddedilirse, manevi tazminat isteminden kısmen veya tamamen feragat edilebilir. Kısmen feragat edilmesi durumunda, yukarıdaki formüle göre peşin ödenen harç miktarı belirlenip, ilgilinin ne kadar harç ödeme gücü varsa ona göre tazminat miktarının ne kadarından feragat edileceği belirlenmelidir.

(NOT: Bu açıklamalar, idari yargı merciilerinde açılan davalarda, ihraç işlemi nedeniyle talep edilen tazminat istemlerine ilişkindir. Ceza yargılamasına maruz kalıp, ceza yargılamalarında beraat edenlerin, ceza kovuşturması, haksız tutukluluk vs gibi nedenlerle talep edecekleri tazminat farklı hükümlere tabi olup, bu konuyla bağlantılı değildir.)