CEZA YARGILAMASINDA KARAR VERİLDİKTEN SONRAKİ SÜREÇTE NELER YAPILMASI GEREKİR? İSTİNAF VE TEMYİZ AŞAMASI İLE İLGİLİ PRATİK BİLGİLER

NOT: Site mailine gelen sorulardan anlaşıldığı kadarı ile 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek, hiçbir suça karışmamış ancak buna rağmen haklarında silahlı terör örgütü üyeliği yada yöneticiliği İFTİRASIYLA ceza davası açılan mağdurların verilen mahkumiyet kararlarından sonraki süreç ile ilgili fazla bilgilerinin olmadığı anlaşılmaktadır. İstinaf ve temyiz süreci ile ilgili genel bir duyurunun yerinde olacağı fikri ile bu yazıyı mümkün olduğunca hukuki teknik tabirler kullanmadan herkesin anlayabileceği sadelikte hazırlamaya çalıştım.

GENEL BİLGİLER;

# Sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilemez. Yani bir kişi hakkında dava açıldıktan sonra davası açılan mahkeme yada talimat yolu ile başka bir mahkeme huzurunda savunması alınmadan hapis cezası verilemez. Beraat kararı verilebilir.
#Tutuklu sanık bizzat duruşma salonunda yada SEGBİS sistemi vasıtasıyla video-konferans ortamında hazır edilmeden, yokluğunda karar verilemez.
#Tutuksuz bir sanık mahkemede savunmasını yapmış olmak şartıyla duruşmalarına mazeretsiz katılmazsa yargılamaya yokluğunda devam edilerek hazır bulunmadığı celsede karar verilebilir. Aşağıdaki bilgilerde “yokluğunda karar verilen” tabirini sadece karar duruşmasında bulunmayan diye anlamak gerekmektedir, yoksa yakalaması olan ve mahkemede hiç savunması alınmayan biri hakkında hapis cezası kararı verilemez.
#Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun alt sınırı 5 yıl hapis cezasıdır. Bir kişiye zorunlu müdafi (avukat) atanması için suçun cezasının alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası olması gerekir. Bu nedenle terör örgütü üyeliğinden yargılanan kişilerin talebi olmadan mahkemece müdafi (avukat) görevlendirmesi yapılmaz. Oysa silahlı terör örgütü yöneticiliği suçlamasında alt sınır 5 yıldan fazla olduğu için mahkeme talep olmasa dahi müdafi görevlendirmek zorundadır.
# Sanığın kendisinin vekaletnameli avukatı varsa yada talebi üzerine mahkemece müdafi atanmışsa avukat duruşmalara sanık ile birlikte yada sanık olmasa da katılabilir. Ancak avukatın yapacağı savunma ASLA mahkumiyet kararı verebilmenin şartı olan sanık savunması yerine GEÇEMEZ. Sanığın kimliği tespit edilip iddianameye karşı diyecekleri sorulmadan asla hapis cezası verilemez. Ancak sanığın savunma olarak mutlaka birşeyler söylemesi de zorunlu değildir. Susma hakkını da kullanabilir, avukatım benim yerime savunma yapacak da diyebilir, bu durumlarda da savunması alınmış sayılır. Önemli olan kendisine savunma yapacak imkanın sağlanmasıdır.
# Mahkemece karar ya yüze karşı verilir yada sanık ve müdafinin yokluğunda verilir. İstinaf ve temyiz süresi yüze karşı verilen kararlarda kararın okunması ile başlar. Sanık ve avukatının yokluğunda verilen karar için istinaf ve temyiz süresi tebliğ ile başlar.
# Sanığın olmadığı ancak vekaletnameli avukatının yada mahkemece atanmış müdafinin olduğu duruşmada verilen kararda istinaf ve temyiz süresi kararın okunmasıyla başlar. Ayrıca sanığa tebliğe gerek yoktur.
# Verilen karara karşı istinaf ve temyiz incelemesi talebinde bulunabilecek kişiler şunlardır; sanık, vekaletnameli avukatı yada mahkemece atanmış müdafi, Cumhuriyet savcısı ve varsa davanın şikayetçisi olup mahkemece davaya katılmasına (müdahilliğine) karar verilen kişi ve onun varsa avukatı.
# ÖNEMLİ!!!!!!!! SANIĞIN EŞİ de sanık yerine istinaf ve temyiz başvurusu yapabilir. Yüze karşı verilen kararlarda kararın okunmasından itibaren, yoklukta verilen karara karşı tebliğden itibaren yasal süre aynı olmak üzere sanığın eşi de dilekçe verip kararı istinafa yada temyize götürebilir.
# Mevcut yargılamalarda ilk derece mahkemesi Ağır Ceza Mahkemeleridir.
# İstinaf Mahkemeleri ise Bölge Adliye Mahkemeleridir. (BAM)
# Temyiz merci Yargıtay’dır.
# İlk derece mahkemesinin verdiği yani şuanki durumda Ağır Ceza Mahkemelerinin verdiği hapis cezasına yada beraata dair kararlar talep olması halinde (15 yıl ve daha fazla hapis cezasında mahkemece kendiliğinden gönderilir) önce istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gitmek zorundadır.
# Bir karar istinaf incelemesi yapılmadan temyiz incelemesine gönderilemez.
# İstinaf incelemesinden geçmiş olsa da her karar temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilemez. Ancak istinaf mahkemesinin ONADIĞI 5 yıldan FAZLA olan hapis cezaları için temyiz incelemesi istenebilir.
# Yasa yoluna başvurmada yapılan hata hak kaybına neden OLMAZ. Yani “karara karşı temyiz yoluna başvuruyorum Yargıtay’a gitsin” deseniz de, dilekçenizi bu şekilde hazırlasanız da mahkeme bunu istinaf talebi olarak kabul etmek zorundadır. Dilekçeyi geri çeviremez, kararı kesinleştiremez.

Bu temel bilgileri verdikten sonra ayrı ayrı istinaf ve temyiz süreci ile ilgili bilgileri vermek daha yerinde olacaktır.

 

1) İSTİNAF BAŞVURUSU;

# Yargılama sonucunda Mahkemece verilen hapis cezası ile beraat kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulursa dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.

 

# Ağır ceza mahkemesince verilen karara karşı sanığın, vekaletnameli avukatın yada mahkemece atanmış müdafiinin, Cumhuriyet savcısının ve katılanın (müdahilin) istinaf yoluna başvurma hakkı vardır.
# Cumhuriyet savcısı sanığın aleyhine bu yola başvuracağı gibi uygulamada özellikle zulüm yargılamalarında hiç görülmemiş olsa da sanığın lehine yani “beraat etmesi gerekirdi” gibi bir gerekçe ile bu yasa yoluna başvurabilir.
# İstinaf başvurusu; karar yüze karşı okunduysa karar duruşması tarihinden itibaren, yoklukta verilmiş ise tebliğden itibaren 7 GÜN İÇİNDE kararı veren Ağır Ceza Mahkemesine verilecek yada o mahkemeye gönderilmesi için başka yerdeki bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır.
# Bu 7 günlük sürenin son günü hafta sonuna yada tatile geliyor ise süre takip eden ilk iş günü mesai bitiminde biter.
# İstinaf yoluna başvurulması kararın kesinleşmesini durdurur yani cezanın infazına başlanamaz.
# İstinaf dilekçesinin mutlak surette bilgisayar ortamında yazılmasına gerek olmadığı gibi çok teknik bir içeriğinin olması da gerekmez. Önemli olan karara itiraz ettiğinizin anlaşılmasıdır.
# Bir A4 kağıdına başlık olarak kararı veren mahkemenin ismini yazarak “mahkemenizin 2017/…esas sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurmak istiyorum.” yazmanız yeterlidir. Buna süre tutum dilekçesi denir. Yani 7 günlük istinaf yoluna süreyi kaçırmanızı engelleyen dilekçe. Niye ayrıntılı yazmıyoruz çünkü daha mahkemenin gerekçeli kararını bilmiyoruz. Yine de savunmanız gibi ayrıntılı bir dilekçe hazırlayıp, onu da verebilirsiniz.
# Bu süre tutum dilekçesini verdikten sonra mahkeme size gerekçeli kararı tebliğ etmek zorundadır. Gerekçeli karar posta yoluyla geldikten sonra da ayrıntılı istinaf dilekçenizi verebilirsiniz. Bunu vermek zorunlu değil ama süre tutum dediğimiz ilk dilekçeyi vermeniz dosyanızın Bölge Adliye Mahkemesine gitmesi için bir zorunluluktur.

# Karar duruşmasında sanık ve avukat hazır değilse tebligatla gelecek olan karar gerekçeli karardır. Bu durumda süre tutum olmaz çünkü gerekçeyi de kararla birlikte görebilirsiniz, 7 gün içinde normal gerekçeli istinaf dilekçenizi vermek zorundasınız.

# İstinaf dilekçenizi nereye vermeniz gerekir? Tutuklu olmayanlar; kararı veren mahkemeye yada başka ilde ikamet ediyorsa kararı veren mahkemeye gönderilmek üzere ikamet ettiği yerde Ağır Ceza Mahkemesi varsa onun aracılığı ile yoksa Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile gönderebilir. Mutlaka kararı veren mahkemeye dilekçeyi teslim etme zorunluluğu yoktur. Bulunduğunuz yerdeki mahkemeye teslim ettiğiniz gün istinaf yoluna başvurmuş olursunuz, kararı veren mahkemeye ne zaman ulaştığı 7 günlük süre için önemli değildir. Burada önemli olan husus dilekçenizi teslim ettikten sonra MUTLAKA ama MUTLAKA bir örneğine kayıt yapıldığına dair UYAP kayıt şerhi, numarası alın ve kalem personelince imzalanmasını isteyin.
# Tutuklular ise bulundukları cezaevindeki bu işle görevli zabıt katibine beyanda bulunarak tutağa yazdırmak suretiyle yada ona veya cezaevi müdürüne verecekleri bir dilekçe ile istinaf yoluna başvurabilirler. Bu kişilerin de mutlak surette bir kayıt belgesi alması ilerde ortaya çıkması muhtemel bir olumsuzluk nedeni ile çok önemlidir.

# Bir mahkumiyet kararına karşı hem sanık (tabiki avukatı da) hem de savcı istinaf yoluna başvurabilir. Bu durumda istinaf mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) Ağır Ceza Mahkemesinin kararını ” beraat olması gerekir” diyerek yada savcının talebi gibi “ceza az olmuş” diyerek bozabilir. Ama eğer verilen hapis cezasını sadece sanık ve avukatı temyiz etmiş ise istinaf mahkemesi “verilen karar yanlış, ceza az olmuş” diye düşünse bile ve bu nedenle kararı eleştirse bile verilmiş olan cezayı artıramaz. Buna aleyhe bozma yasağı denir. Yani sanık hakkında verilen cezanın istinaf mahkemesinde artması ancak savcının da karara sanık aleyhine itiraz etmesi şartına bağlıdır.

# 15 yıl üzeri her hapis cezası resen (talep olmasa da) istinaf incelemesine gider.

# 5 yıl ve daha az hapis cezası verilmiş ve bu karar istinafa (bölge adliye mahkemesine) götürüldüğünde de ONANMIŞ ise karar kesinleşir. Artık bu karar temyiz incelemesi için Yargıtay’a götürülemez. Buna dair dilekçe verildiğinde mahkeme “bu karar temyize tabi değildir” kararı vererek talebi reddeder. Bu red kararını kişinin temyiz etmeye hakkı vardır ve temyiz ederse dosya Yargıtay’a gönderilir ancak bu başvuru cezanın infazını durdurmaz.
# 5 yıl ÜZERİ hapis cezalarının istinaf mahkemesince onanmasına dair verilen kararlar ise kesin değildir. Bu karara karşı ayrıca süresi içinde TEMYİZ yoluna başvurulabilir. Temyiz yoluna başvurulduğunda cezanın infazına geçilmez. Sanık tutuksuz ise temyiz incelemesi neticelenmeden yeniden cezaevine girmez.
# Üst sınırı 10 yıl hapis olan suçlarda verilen BERAAT kararları ile ilgili istinaf mahkemesinin verdiği kararlar kesindir, bu kararlar da temyize gitmez. Terör örgütü üyeliği suçunun cezasının üst sınırı 10 yıl hapis cezası olduğu için bu suçtan verilen beraat kararını Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine İstinaf Mahkemesi onarsa yada bozarsa bu karara karşı da temyiz yolu kapalıdır.

 

# Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça göstermek zorundadır. Bu dilekçesi sanık yada avukatına tebliğ edilir, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bu dilekçeye cevaplarınızı bildirebilirsiniz.

 

2) TEMYİZ BAŞVURUSU;

# Ağır Ceza Mahkemesince verilen 5 yıl ÜZERİ cezalar İstinaf Mahkemesince ( Bölge Adliye Mahkemesi) ONANIRSA temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz yoluna başvurulursa dosya YARGITAY’ın ilgili dairesine gönderilir.
# İstinaf Mahkemesinin BOZMA kararları temyiz edilemez.
# Bölge adliye Mahkemesince (istinaf mahkemesi) verilen ONAMA kararına karşı sanığın, vekaletnameli avukatın yada mahkemece atanmış müdafiinin temyiz yoluna başvurma hakkı vardır.
# Temyiz başvurusu; istinaf mahkemesindeki karar yüze karşı okunduysa karar duruşması tarihinden itibaren, yoklukta verilmiş ise tebliğden itibaren 15 GÜN İÇİNDE kararı veren Ağır Ceza Mahkemesine yada istinaf mahkemesine verilecek yada o mahkemelere gönderilmesi için başka yerdeki bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır.
# Bu 15 günlük sürenin son günü hafta sonuna yada tatile geliyor ise süre takip eden ilk iş günü mesai bitiminde biter.
# Süresinde temyiz yoluna başvurulması kararın kesinleşmesini durdurur yani cezanın infazına başlanamaz.

# Temyiz dilekçenizi nereye vermeniz gerekir? Tutuklu olmayanlar; istinaf mahkemesine, ilk kararı veren ağır ceza mahkemesine yada başka ilde ikamet ediyorsa kararı veren mahkemeye gönderilmek üzere ikamet ettiği yerde Ağır Ceza Mahkemesi varsa onun aracılığı ile yoksa Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile gönderebilir. Mutlaka kararı veren mahkemeye dilekçeyi teslim etme zorunluluğu yoktur.Bulunduğunuz yerdeki mahkemeye teslim ettiğiniz gün temyiz yoluna başvurmuş olursunuz, kararı veren mahkemeye ne zaman ulaştığı 15 günlük süre için önemli değildir. Burada önemli olan husus dilekçenizi teslim ettikten sonra MUTLAKA ama MUTLAKA bir örneğine kayıt yapıldığına dair UYAP kayıt şerhi, numarası alın ve kalem personelince imzalanmasını isteyin.
# Tutuklular ise bulundukları cezaevindeki bu işle görevli zabıt katibine beyanda bulunarak tutağa yazdırmak suretiyle yada ona veya cezaevi müdürüne verecekleri bir dilekçe ile temyiz yoluna başvurabilirler. Bu kişilerin de mutlak surette bir kayıt belgesi alması ilerde ortaya çıkması muhtemel bir olumsuzluk nedeni ile çok önemlidir.

# ÖNEMLİ !!!!!! İstinaf incelemesi Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının bir üst mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesince yeniden bir yargılama yapıyor gibi incelenip denetlenmesi iken temyiz incelemesindeki durum biraz farklıdır. Temyiz incelemesinde Yargıtay yeniden yargılama yapıyor gibi hareket etmeden dosyadaki mevcut hukuka aykırılık durumlarını inceler. Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanabilir. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.
# Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. (NOT: Tüm temyiz başvurularınıza bunu özellikle yazın çünkü yargılamaları yapan Ağır Ceza Mahkemeleri tabi hakim ilkesine aykırı, iktidarın söylemleri doğrultusunda belirli bir amaç için kurulmuş, HSK tarafından özellikle siyasi iktidarın düşüncesindeki hakimlerin atanması yoluyla oluşturulmuş mahkemelerdir. )
b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması.
c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.
d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi.
e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.
f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.
g) Hükmün gerekçe içermemesi.
h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması. ( NOT: Özellikle Ağır ceza mahkemelerinin keyfi olarak takındıkları tutum neticesinde susturulan, savunma yapması için süre sınırı getirilen, savunma hazırlamak için dosya sureti ve yeterli süre verilmeyen, avukatı ile görüştürülmeyen, yüzyüzelik ilkesi gereği duruşmaya getirilmeyip SEGBİS ile savunma yapmaya zorlanan, delil tartışması yapılırken duruşma salonundan uzaklaştırılan kişilerin bu durumlarını özellikle ayrıntılı belirtmesi önemlidir.)
i) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.( NOT; Bylock gibi bir delille mahkum olanlar, aramada elde edilen telefon, bilgisayar gibi dijital eşyaların imajı alınmadan el koyulanlar, gizli tanık beyanı ile mahkum edilenler, Mit kaynaklı belgelerin hükmüne esas alındığı kişiler bu sebebi mutlaka yazmalıdır temyiz dilekçelerine.)

# ÖNEMLİ !!!!! İstinaf başvurusunda istinaf yoluna başvuran kişi gerekçe bildirmek zorunda değildir. Ceza hukukundaki resen araştırma ilkesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi tüm delilleri ve dosyadaki işlemleri kendiliğinden yeniden inceleyip değerlendirmek zorundadır. OYSA Temyiz yolunda kararı temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda MUTLAKA ama MUTLAKA göstermek zorundadır. Temyiz sebebi, ancak yukarda saydığımız gibi hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.
# 15 günlük süre geçmesin diye temyiz nedenlerini içermeyen bir dilekçe ile temyiz yoluna başvurmuş iseniz, temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilirsiniz. Temyiz, sanık tarafından yapılmış ise, ek dilekçe kendisi veya müdafii (avukatı) tarafından imza edilerek verilir.