“Yargı demokrasinin yanında darbelerin karşısındadır. Darbeyi bahane ederek adil yargılama yapacak yargı mensuplarının tasfiyesi, darbe ile mücadeleye değil darbeden beklenen amacın gerçekleşmesine hizmet eder.”

MESLEKTEN İHRAÇ NEDENİYLE AİHM’YE BAŞVURU YAPMIŞ HÂKİM VE SAVCILARIN AİHM’YE SUNACAKLARI EK BEYAN DİLEKÇESİNE DAİR AÇIKLAMALAR

  1. Bu açıklamalar, sitemizde yer alan başvuru formu ve eklerini kullanarak AİHM’ye başvuru yapmış hâkim ve savcıları ilgilendirmektedir.
  2. Bilindiği gibi, AİHM’ye başvuru yaptıktan sonra hem Anayasa Mahkemesi hem de AİHM, “Danıştay kanun yolunun açık olduğu ve henüz iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle” üç başvuruyu reddetti.
  3. Ekranın size göre sol tarafında yer alan Ek Beyan Dilekçesi, özellikle AİHM’nin Kadriye Çatal/Türkiye kararı nedeniyle hazırlandı. Bu karar, sadece Danıştay yolu tüketilmediği ve Danıştay’ın başvurucunun şikâyetleri açısından etkili bir yol olduğu tezine dayanmaktadır. Oysa başvuru formuna eklenen Ek-1’de ayrıntılı açıklandığı gibi, ihraç kararlarına karşı başvurulabilecek Danıştay’ın tüm üyelerinin üyeliğine 23 Temmuz 2016 tarihli kanunla son verildi ve yeniden üye seçimi yapıldı. Bu durum dahi tek başına Danıştay’ın bağımsızlığını ortadan kaldırmış olup, özellikle mahkemeye erişim hakkı (AİHS m. 6) açısından Danıştay AİHS’nin 6. Maddesi anlamında bir “mahkeme” olmayıp, etkili bir başvuru yolu değildir. Bağımsızlık ve tarafsızlık mahkemelerin olmazsa olmaz bir niteliği olup, bağımsız olmayan organa “mahkeme” denemez. Mahkemenin olmadığı bir organa başvurmakla da “mahkemeye erişim hakkı” korunmuş olmaz. Bu ve benzeri gerekçeleri ileri sürerek AİHM’ye başvuru yapmış olmanıza rağmen, Danıştay’ın bağımsız olmadığı yönündeki argümanlar AİHM tarafından Kadriye Çatal kararında incelenmemiştir. Mahkemeler başvurucuların ileri sürdükleri gerekçelere dayalı karar verdiği için bu durumun oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak başvurunuzun, Kadriye Çatal kararına atıf yapılarak, özellikle Danıştay’ın bağımsızlığını kaybettiği yönündeki argümanlar incelenmeden reddedilme ihtimali bulunmaktadır. Bu olasılığı ortadan kaldırmak için Ek Beyan Dilekçesi hazırlanıp İngilizceye tercüme edilip siteye yüklenmiştir. Aynı dilekçe Türkçe olarak da ekranın size göre sol tarafında yer almakta olup, Türkçe olan metin sadece bilgi için siteye yüklenmiştir.
  4. Ek Beyan Dilekçesinin İngilizce olanını, boşlukları doldurduktan sonra imzalayarak AİHM’ye fakslamanızda ve daha sonra posta ile göndermenizde yarar bulunmaktadır. Türkçe metni kullanmanızda herhangi bir sakınca olmasa da, İngilizce metnin ulaştırılması daha doğru bir yöntem olarak görünmektedir.
  5. İlk sayfada Applicant (başvuru) kısmına, başvurucunun ismini ve soy ismi yazılmalıdır. Eğer temsilcisi varsa, Representative (temsilci) kısmına temsilcinin ismi ve soy ismi yazılmalı; temsilci yoksa bu kısım metinden çıkarılmalı veya boş bırakılmalıdır. Pdf metni kullanacaksanız, temsilci kısmını boş bırakınız. Daha sonra, adres (address), E-mail ve varsa telefon (phone) numarasına dair bilgileri yazınız. Metnin son kısmında tarih kısmını doldurup, “Signature” yazan kısma imza atınız ve Mahkemenin faksına bu metni fakslayınız. Temsilci varsa, bu kısmı temsilci imzalamalıdır.
  6. Ek beyan dilekçesini mümkün olan en kısa sürede Mahkemeye fakslamanızda ve göndermenizde yarar bulunmaktadır. Eğer bu dilekçeye rağmen, başvurunuz Kadriye Çatal/Türkiye kararına atıf yapılarak reddedilir ve size bu yönde bir mektup ulaşırsa, bu dilekçede yazılanları da hatırlatarak Mahkemeye bilgi sunup, argümanlarınız incelenmeden başvurunuzun reddedildiğini ve özellikle bazı şikâyetler açısından Danıştay’ın yetkili dahi olmadığını belirtip haklarınızı aramaya devam edebilirsiniz. Bu konuda ihtiyaç olursa ileride daha ayrıntılı bir metin hazırlanacaktır.
  7. 00 33 3 88 41 27 30 faks numarasını kullanarak, Ek Beyan Dilekçesini Mahkemeye fakslayabilirsiniz. Posta adresi Ek Beyan Dilekçesinin ilk sayfasında yer almaktadır.
  8. Sitemizde yer alan başvuru formu ve eklerini kullanmadan başvuru yapanlar da, sitedeki metinleri kullanarak yeni başvuru yapabilirler. Taciz oluşturacak boyuta ulaşmadığı sürece ve 6 ay süresine riayet etmek kaydıyla, aynı konuda daha ayrıntılı gerekçelerle ve/veya şikâyetlerle birden çok başvuru yapılabilir. Kadriye Çatal kararı dikkate alındığında, tüm ihraç edilenler açısından 6 aylık süre konusunda şimdilik herhangi bir sorun görünmemektedir.

Güncel duyuruları Twitter hesabımızdan @yargiicinadalet takip edebilirsiniz