ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI PERSONELİNİN ÇALIŞMA İZİNLERİNİN SÜRESİZ İPTALİ İŞLEMİNE KARŞI BAŞVURULABİLECEK HUKUKİ YOLLAR

Darbe girişimi üzerine Milli Eğitim Bakanlığınca tüm valiliklere gönderilen 21.7.2016 tarihli yazıda, KHK ile kapatılan özel öğretim kurumlarındaki tüm eğitimcilerin çalışma izinlerinin iptal edilmesi istenmiş ve bu kişiler için başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu talimat doğrultusunda valiliklerce, 19.962 kişinin çalışma izni topluca iptal edilmiş ve bu kişilerin bir daha herhangi bir özel öğretim kurumunda görev almaması için MEBBİS’e “667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı” butonu eklenmiştir.

Bu işlemlerin ardından Milli Eğitim Bakanlığınca tüm valiliklere 11.10.2016 tarih ve 11137945 sayılı yazı gönderilerek, KHK ile kurumu kapatıldığı için çalışma izni iptal edilen kişilerin valilikler bünyesinde kurulacak komisyonlar tarafından değerlendirilerek milli güvenliğe tehdit oluşturan yapı, oluşum ve gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı veyahut bunlarla irtibatı olmadığı belirlenenlerin Bakanlığa bildirilmesi istenmiştir. Fakat bu adım da haksızlıkları gidermekten uzaktır. Nitekim valiliklerce çok az kişinin çalışma izni geri verilmiştir. Aradan geçen iki yılı aşkın sürede hala binlerce kişinin çalışma izni geri verilmemiştir.

Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun soru önergesi üzerine MEB tarafından yapılan açıklamada “5 Eylül 2018 tarihi itibariyle KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmış olan 19 bin 962 personelin çalışma izni iptal edilmiş olup, mahkeme kararıyla beraat eden şahısların çalışma izinleri iade edilmektedir” denilmiştir. Bu açıklamadan MEB’in hukuksuz tavrını sürdürdüğünü görmekteyiz.

Öncelikle kişinin çalışma izninin, o kişi hakkında mahkeme kararı olmadan ya da idarece somut bir neden gösterilmeden sırf kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapmış olması nedeniyle süresiz olarak iptalinin hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Fakat MEB, önce kapatılan eğitim kurumlarındaki bütün eğitimcilerin çalışma izinlerini hukuksuz şekilde iptal etmiş, şimdi de mahkeme kararıyla beraat edenlerin çalışma izinlerini iade edeceğini söylemektedir.

Çalışma izinlerinin topluca iptal edilmesi hukuka aykırı olduğu gibi izinlerin iade edilmesinin beraat şartına bağlanması da ayrı bir hukuksuzluktur. Zira bu durum, çalışma izni verilmesi veya iptaline ilişkin şartları düzenleyen Kanun hükümlerine uymamaktadır. Öte yandan çalışma izni iptal edilen 19.962 kişiden çoğu hakkında hiç soruşturma açılmamış, ya da açılan soruşturma takipsizlikle neticelenmiştir. Bu durumda olan kişilerin beraat kararı ibraz etmeleri zaten mümkün değildir.

Oysa yukarıda da değindiğimiz gibi çalışma izinlerinin toplu iptali başından beri hukuka aykırıdır. MEB’in bu hukuksuzlukta ısrar etmemesi ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmayan herkesin çalışma izinini derhal iade etmesi gerekir. Şayet Bakanlık kendiliğinden bunu yapmadığı takdirde ilgililer haklarını geri almak için hukuki yollara başvurabilirler.

Bu kapsamda ilgililer önce ekte yer alan başvuru dilekçesi ile valiliğe müracaat edip MEBBİS’e düşülen kaydın silinmesini isteyebilir. Şayet valilik bu talebi, yazı ile veya zımni olarak (başvuruya 60 gün içinde cevap vermemek suretiyle) ret ederse bu işleme karşı 60 gün içinde ekte yer alan örnek dava dilekçesi ile valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde iptal davası açabilirler.

NOT: Bir özel öğretim kurumu ile sözleşme imzaladığı halde MEBBİS’teki söz konusu kayıt nedeniyle valilikten çalışma izni alamayanlar da ekte yer alan örnek dava dilekçesinden yararlanabilir. Bu durumda olan kişilerin valiliğe ayrıca bir başvuru dilekçesi vermelerine gerek bulunmamaktadır. Çalışma izin taleplerinin reddi üzerine 60 gün içinde doğrudan dava açabilirler.

valiliğe başvuru dilekçesi

Öğretmenlik lisans iptali- Dava Dilekçesi